Esra Ezmeci'ye "klinik psikolog" unvanı cezası!
Esra Ezmeci'ye Hapis Cezası: "Klinik Psikolog" Unvanının Yetkisiz Kullanımı
Psikolog, yazar ve televizyon sunucusu Esra Ezmeci, İstanbul Beşiktaş’taki ofisinin tabelasında “klinik psikolog” unvanını yetkisiz kullandığı gerekçesiyle yargılandığı davada 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi.
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerince yapılan denetimlerde, Ezmeci’nin “klinik psikolog” unvanını kullanmasına olanak tanıyan herhangi bir diplomasının bulunmadığı belirlendi. Bu tespitlerin ardından Esra Ezmeci hakkında suç duyurusunda bulunularak dosya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
Savcılık İddianame Düzenledi
Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Ezmeci’nin yetkisi olmadan mesleki unvan kullandığına dikkat çekildi. İddianamede, ofis tabelasında yer alan ifadenin mevzuata aykırı olduğu vurgulandı. Bu durum, hem hukuki süreçlerin başlatılmasına hem de mahkeme sürecine zemin hazırladı.
Ezmeci'nin Savunması
Soruşturma aşamasında ifade veren Esra Ezmeci, klinik psikoloji alanında dersler aldığını ve yüksek lisans yaptığını belirterek, “klinik psikolog” unvanını kullanmadığını savundu. Ancak savcılık, tabeladaki “klinik psikolog” ibaresini suç unsuru olarak değerlendirdi. Ezmeci'nin bu savunması delil niteliği açısından yetersiz bulundu.
Mahkeme Kararı
İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Ezmeci’nin “Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun” uyarınca suçlu bulundu. Mahkeme, Ezmeci’ye 10 ay hapis cezası verdi. Sanığın sabıka kaydının olmaması ve dosya kapsamı dikkate alınarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildi. Bu durum, Ezmeci’nin cezasını infaz etmeden, denetimli serbestliğe tabi olabileceği anlamına geliyor.
İtiraz Süreci Başladı
Ezmeci’nin, yerel mahkeme kararına karşı üst mahkemeye itiraz ettiği öğrenildi. Dosyaya ilişkin hukuki süreç devam ediyor. İtirazın sonucu, Ezmeci’nin gelecekteki meslek hayatını etkileyebilir. Bu durumda, psikoloji alanında unvanların ve mesleki etik kurallarının ne denli önemli olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.
Olay, Türkiye'deki çeşitli meslek gruplarında unvanların kullanımına dair standartların ve denetimlerin ne kadar önemli olduğunu düşündürüyor. Psikoloji gibi hassas bir alanda yetkisiz unvan kullanımı, hem bireylerin hem de toplumun sağlık hizmetlerine olan güvenini zedeleyebilir.



