"Deprem Yıkımı: Kırsalda Hayat ve Üretim Tehlikede"
Erol, kırsal yaşamın merkezi olan köylerin, üretim, hayvancılık ve günlük hayat açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Köylerin evlerinin yıkılmasının yalnızca barınmayı etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda gelir düzenlerini ve yaşam ritimlerini de bozduğunu vurguladı. Erol, belirsizliklerin uzadıkça köylülerin üretimden kopma riskiyle karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.
Erol, köy evleri projelerinde ahırların evlerle birlikte planlanması gerektiğini belirtti. Akraba bağlarının ve sosyal düzenin korunması için evlerin birbirine yakın inşa edilmesinin önemine dikkat çekti. Bu yaklaşım, köylerin sosyolojik yapısının sürdürülebilirliği açısından büyük bir gereklilik olarak öne çıkıyor.
Deprem sonrası birçok köyde yaşanan yaşam kayıplarına da değinen Erol, "Ev yoksa üretim yok, hayvan yoksa hayat yok. Aksada hayat kalmasın" diyerek yetkililere çağrıda bulundu. Bu durumu daha da ciddiye almak gerektiğini vurgulayan Erol, köylerin yeniden inşası ve desteklenmesi gerektiğini savundu.
Sadece yapıların fiziksel olarak yeniden inşa edilmesinin yeterli olmayacağına işaret eden Erol, aynı zamanda köylerin sosyal ve ekonomik yapılarının da tekrar oluşturulması gerektiğini ifade etti. Zira köylerin, sadece birer mevki değil, aynı zamanda insanların hayatlarına anlam katan sosyal yapılar olduğunun altını çizdi.
Erol, köylerde yaşayan insanların birlikte hareket etmesinin önemine de değindi. Aile bağlarının güçlendirilmesi ve komşuluk ilişkilerinin yapılandırılması gerektiğini, bunun insanların dayanışma içinde buluşmalarına yardımcı olacağını belirtti. Ayrıca, ekonomik faaliyetlerin tekrar canlandırılması için destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiğine vurgu yaptı.
Köylerin, doğal afetler sonrası yeniden yapılandırılmasında devletin ve yerel yönetimlerin aktif rol oynaması gerektiğini düşünen Erol, bu tür projelerin, sadece mimari bir yaklaşım değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, yalnızca teknik bir çözüm değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal desteklerin de sunulması gerektiğini dile getirdi.
Erol, köylerin inşası sırasında bu unsurların göz önünde bulundurulmasının köylülerin psikolojik durumunu da olumlu yönde etkileyeceğini ve onların yaşam sevincini yeniden kazandıracağını belirtti. "Köy hayatı, doğal yaşamın korunmasını ve günlük hayatın sürdürülebilirliğini sağlar," diyerek kırsal bölgelerin önemini yeniden vurguladı. Bu bağlamda, yaraların sarılması ve köylerin yeniden inşa edilmesi gerektiği hususunda geniş bir işbirliği gerekliliği ortaya çıkıyor.
Sonuç olarak, Erol'un değerlendirmeleri, köylerin inşası ve geliştirilmesi için bütüncül bir yaklaşım sergilenmesinin gerekliliğini ortaya koyuyor. Hem fiziksel yapıların hem de sosyal yapıların yeniden kurulması, köylerin geleceğini güvence altına almak için elzemdir.



