SPK, Albatross'a 37.7 Milyon TL Ceza Kesti!
Sermaye Piyasası Kurulu’ndan Albatross Portföy Yönetimi’ne Ceza
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul Pay Piyasaları'nda gerçekleştirilen işlemlerle ilgili yaptığı incelemeyi tamamladı. Bu inceleme sonucunda, Albatross Portföy Yönetimi bünyesinde Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Birkan Karataş hakkında 37.782.135,96 TL tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verildi. SPK kararında, söz konusu işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 7'nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında “piyasa bozucu eylem” teşkil ettiğine dikkat çekildi.
Front-Running Nedir?
Front-running, fon yöneticisi veya yetkili bir kişinin, henüz piyasaya yansımamış büyük alım-satım emirlerine ilişkin bilgiye sahip olarak, bu emirlerden önce kendi hesabına ya da ilişkili hesaplar üzerinden işlem yapması anlamına gelir. Bu yöntemle, büyük emir piyasaya girdiğinde fiyatın hareket edeceği öngörülerek haksız kazanç sağlanmaktadır.
SPK mevzuatına göre front-running, yatırımcılar arasında eşitlik ilkesini bozduğundan, piyasaya olan güveni zedelediği ve adil fiyat oluşumunu engellediği için açıkça yasaklanmıştır. Bu uygulama, yatırımcıların adil bir şekilde piyasa koşullarında işlem yapmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen kuralların ihlalini teşkil etmektedir.
SPK Bülteninde Dikkat Çeken Detaylar
SPK kararında dikkat çeken bir diğer husus ise, portföy yönetim şirketinin isminin verilmemiş olmasıdır. Sadece idari para cezasının uygulandığı yöneticinin adı açıklanmıştır. Bu durum, piyasa çevrelerinde "kurumsal sorumluluk neden gündeme gelmedi?" gibi soruları da beraberinde getirmiştir.
Ayrıca, Albatross Portföy’ün patronu daha önce tefecilik ve kara para aklama iddialarıyla tutuklanmıştı. Bu durum, şirketin itibarını zedeleyen önemli bir gelişme olan geçmişteki olaylarla birlikte değerlendirildiğinde, piyasa üzerindeki etkileri daha da karmaşık bir hal almaktadır.
Piyasa Bozucu İşlemler ve Etkileri
Son SPK kararı ile birlikte Albatross Portföy Yönetimi, sermaye piyasalarında piyasa bozucu işlemler tartışmasının merkezine yerleşmiştir. Bu tür eylemler, yalnızca ceza yaptırımları ile değil, aynı zamanda piyasa güvenliği ve istikrarı açısından da birçok olumsuz sonuca yol açabilir. Yatırımcıların güveninin sarsılması, piyasaların işleyişine doğrudan etki ederek, yatırım kararlarını da olumsuz yönde etkileyebilir.
Sonuç olarak, SPK'nın bu durumu takip etmesi ve benzer olayların önüne geçilmesi amacıyla daha sıkı denetimler gerçekleştirmesi beklenmektedir. Piyasa oyuncularının etik kurallara uyması, finansal piyasalardaki adaletin sağlanması açısından büyük öneme sahiptir. Kurumsal ve bireysel yatırımcılar arasında eşitlik sağlanmadığı sürece, piyasanın sağlıklı işlemesinin önünde engeller bulunmaktadır.



