Zülfikarlar Holding'in Konkordato Sürecinde Gelişmeler

Zülfikarlar Holding'in Konkordato Sürecinde Gelişmeler

Zülfikarlar Holding'in Konkordato Süreci ve Bankaların İtirazları

Zülfikarlar Holding ve grup şirketlerinin konkordato dosyasında, bankaların mahkemeye sunduğu itirazlar dikkat çekti. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 13 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen duruşmada, Türkiye İş Bankası ve Akbank’ın açıklamaları, grubun borçlarının büyüklüğü ve konkordato ile ilgili alacak kayıtları konusunda yeni soru işaretleri ortaya çıkardı.

Duruşmaya katılan alacaklılar arasında Akbank, Türkiye İş Bankası, TSKB, Garanti BBVA, Yapı Kredi ve Vakıf Katılım gibi birçok banka ve kurumun vekilleri yer aldı. Türkiye İş Bankası’nın vekili, bankanın alacaklarının 20 milyar TL seviyesinde olduğunu mahkemeye bildirdi. İlgili vekil, konkordato komiser raporuna da sert bir şekilde eleştirilerde bulunarak, bu raporunun yalnızca "temenniden ibaret" olduğunu savundu. Banka, konkordato talebinin reddedilerek, davacı şirketlerin iflasına karar verilmesini istedi. Ayrıca, mahkeme farklı bir karar alırsa, taşınmazların satılmasına izin verilmesini talep etti.

Tutanaktaki 20 milyar TL, mahkeme veya bilirkişi tarafından kesinleşmiş bir alacak tutarı olarak değil, Türkiye İş Bankası vekilinin duruşmadaki beyanı olarak kaydedildi.

Akbank'ın İtirazı ve Alacak Farkı

Akbank vekili, bankanın bilançosunda gösterilen alacakların gerçek seviyelerin çok altında olduğunu ileri sürdü. Mahkemeye sunulan bilgilere göre, Akbank’ın alacağının 482 milyon TL olduğu, ancak bilanço kayıtlarında yalnızca 80 milyon TL gösterildiği iddia edildi. Bu iki rakam arasında 402 milyon TL’lik bir fark bulunuyor. Akbank vekilinin beyanına göre, bu alacak yalnızca yaklaşık %16,60’ının bilanço kaydında yer aldığı sonucunu ortaya koyuyor. Vekil ayrıca, şirketlerin konkordato sürecindeki sorumluluklarını yerine getirmekte yetersiz kaldığını ve alacak kayıtlarının hızla yapılmasını istedi.

Akbank, mahkemeden, şirketlerin iflasına karar verilmesini ya da alternatif olarak konkordato komiser heyetinin değiştirilmesini talep etti.

Garanti BBVA’nın Karşı Çıkışı

Konkordato sürecine itiraz eden bankalar arasında yalnızca Türkiye İş Bankası ve Akbank yoktu. Garanti BBVA vekili de şirketlerin borca batık olduğunu ileri sürdü ve komiser raporunun çelişkilerle dolu olduğunu belirterek konkordato talebinin reddedilmesini istedi. Böylece son duruşmada, üç büyük banka (Türkiye İş Bankası, Akbank ve Garanti BBVA) konkordato sürecinin mevcut haliyle devamına karşı olduklarını beyan ettiler.

Daha Fazla İtiraz ve Devam Eden Süreç

Duruşmadaki itirazlar yalnızca bankalarla sınırlı kalmadı. DSV vekili, alacakların konkordato komiser heyeti tarafından rapora dahil edilmediğini belirterek kayda alınmasını istedi. Zeren Grup vekili ise, komiser raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini ilan etti ve ana para alacaklarının oldukça yüksek olduğunu savundu. Sami Şahin Petrol vekili de, konkordato talebinin reddedilerek davacıların iflasına karar verilmesini talep etti. Sarpet vekili ise, komiser heyetine yönelik ağır eleştirilerde bulunarak, konkordato taleplerinin reddini istedi.

Bütün bu beyanlar, özellikle Akbank’ın bilanço itirazıyla birlikte değerlendirildiğinde, konkordato dosyasındaki alacak kayıtlarının bundan sonraki süreçte önemli tartışma konularından biri olacağını gösteriyor.

Zülfikarlar Tarafının Talepleri

Davacı şirketlerin vekilleri, konkordato sürecinin devamını istedi. Tutanağa göre, Zülfikarlar tarafının avukatları, daha önce sundukları yazılı beyanları tekrar ederek her bir şirket için toplam 8 ay kesin mühlet verilmesini talep etti.

Duruşmada hazır bulunan alacaklı vekillerinin bir kısmı ise konkordato taleplerinin reddini ve uygulanan tedbirlerin kaldırılmasını istedi. Bankaların ve diğer alacaklıların itirazlarına rağmen, mahkeme konkordato sürecinin devamına karar verdi. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi; İsfendiyar Zülfikari, Akça Kimyevi Maddeler Nakliyat Ticaret ve Sanayi A.Ş., Berke Elektrik Üretim A.Ş., Tesla Enerji Elektrik Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş., TP Petrol Dağıtım A.Ş., Zülfikarlar Holding A.Ş. ve Zülfikarlar Kimyevi Maddeler İthalat İhracat ve Depoculuk A.Ş. hakkında kesin mühlet süresini 13 Nisan 20270’e kadar uzattı. Mahkeme ayrıca, komiser heyetinin görevine ve mevcut tedbirlere devam edilmesini de kararlaştırdı.

Konkordato Sürecinin İzlenmesi

Zülfikarlar grubunun konkordato süreci 13 Kasım 2025 tarihinde verilen geçici mühlet ile başlamıştı. Geçici mühlet, Şubat 20260’da iki ay uzatıldı ve ardından 13 Nisan 2026 tarihinden itibaren dört aylık kesin mühlet verilmişti. Son kararla birlikte koruma süresi 13 Nisan 20270’e kadar uzatılmış oldu.

Mahkemeye atanmış bilirkişi heyetinin oluşturulması, konkordato projesinin başarı ihtimalinin ayrıntılı bir incelemeye alınması açısından kritik bir gelişme oldu. Mahkeme, dosyanın bilirkişi heyetine gönderilerek, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığını değerlendirmesini istedi. Bu incelemede, konkordato komiser heyetinin raporu da dikkate alınacak. Mahkeme, Hakan Taşatan, Prof. Dr. Ayşe Pamukcu ve Prof. Dr. Murat Oruç'u bilirkişi olarak doğrudan atadı.

Söz konusu itirazların ve bilirkişi heyetinin hazırlayacağı rapor, Zülfikarlar dosyasının bundan sonraki seyrinde belirleyici olacak.

Haberi Paylaşın!

Özkaya'ya eski sevgilisinden 3 ay uzaklaşma kararı

Hayal Köseoğlu'nun Yaz Tatili Pozları Beğeni Yağmuru!