"İBB Eski Başkanı'nın Gizli Partileri Ortaya Çıktı!"
Eski İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından, önemli gelişmeler yaşandı. İmamoğlu'nun gizli kasası olduğu iddia edilen Fatih Keleş ile firari Murat Gülibrahimoğlu'nun, özel jetle uyuşturucu ve fuhuş partileri düzenledikleri ortaya çıktı. Bu partilerin, Beykoz'daki lüks bir villada da sürdürüldüğü tespit edildi.
Uyuşturucu soruşturması çerçevesinde adli kontrol şartıyla serbest bırakılan oryantal dansçı Neda Şahin, villadaki partilere katıldığını ve birçok detayı paylaştığını ifade etti. Neda Şahin, ilk kez 2022 yılında Beykoz'daki villaya gittiğini belirtti ve bu özel mekanda Gülibrahimoğlu ile Keleş'in bulunduğunu aktardı. Şahin, kendisi dışında yaklaşık 10 kızla birlikte olduğunu söyledi.
Şahin, bu partiler sırasında kendisine dikkatli olması konusunda uyarılar yapıldığını dile getirdi. "Tuvalet dışındaki herhangi bir yere girip çıkmamam konusunda beni uyardılar" şeklinde ifade veren Şahin, bu durumun kendisini rahatsız ettiğini belirtti. Bu kızlardan bir kısmının oryantal dansçı, bir kısmının ise striptizci olduğunu belirten Neda Şahin, işini tamamladıktan sonra 20 dakika dans ettikten sonra ücretini alarak mekandan ayrıldığını sözlerine ekledi.
Yaşanan bu olaylar, yolsuzluk soruşturmalarının derinleşmesine ve ilgili kişilerin tutuklanmasına neden oldu. İmamoğlu'nun adının bu olaylarla birlikte anılması, hem siyasi hem de toplumsal açıdan tartışmalara yol açtı. Türkiye'deki siyasetin mevcut durumu ve yolsuzluk soruşturmalarıyla ilgili gelişmeler, kamuoyuna geniş bir şekilde yansımış durumda. Bu tür olaylar, toplumda adalet ve şeffaflık taleplerinin artmasına neden oluyor.
Beykoz'daki lüks villada düzenlenen partilerin detayı, soruşturmalar kapsamında önemli bir yere sahip. Neda Şahin'in aktarımları, fuhuş ve uyuşturucu ticareti konularında yürütülen örtülü faaliyetlerin ciddiyetini ortaya koyuyor. Bu durum, söz konusu kişilerin bu tür yasa dışı etkinlikler içinde yer aldığına dair somut deliller sunuyor.
Sonuç olarak, İmamoğlu'nun tutukluluğu ve bağlantılı diğer kişilerin ifadeleri, Türkiye'deki yolsuzluk mücadelesinin seyrini etkileyecek nitelikte. Bu olay, sadece bireylerin değil, toplumun genelinde yolsuzluk ve kirli ilişkilerin sorgulanmasına yol açabilecek bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor.



