Gazeteci Alican Uludağ'ın Tutukluluğu ve Dava Süreci

Gazeteci Alican Uludağ'ın Tutukluluğu ve Dava Süreci

Ankara’da yaşayan gazeteci Alican Uludağ, Cumhurbaşkanına hakaret, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve devletin kurumlarını aşağılama suçlamalarıyla gözaltına alındıktan sonra İstanbul’a götürüldü. Tutuklama kararı sadece "Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasından çıktı ve Alican, 57 gündür Silivri Cezaevi’nde tutulmaktadır. İddianameyi kabul eden mahkeme, yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın Ankara’da görülmesine karar verdi.

Alican, tutuklanmadan önce önemli bir davayı takip ediyordu. Bu davanın sanığı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu Projesi gibi büyük kamu ihalelerini alan CCN Holding Başkanı Murat Çeçen’di. 7 yıl aradan sonra açılan bu davanın konusu ise, Çeçen’in Mersin ve Bilkent Şehit Hastaneleri inşaatında taşeron olarak çalışan iş insanı C.D.’yi tehdit ettiği iddiasıydı.

C.D., 22 Şubat 2018’de Ankara Bilkent Şehir Hastanesi inşaatında Murat Çeçen tarafından tehdit edildiğini belirterek suç duyurusunda bulundu. Ancak uzun süre Çeçen hakkında dava açılmadı ve nihayetinde takipsizlik kararı verilmişti. C.D.’nin avukatı Abdullah Kaya’nın itirazı üzerine Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği bu kararı kaldırarak yeniden soruşturma başlattı. Ancak savcılığın Murat Çeçen’i tanık olarak ifadeye çağırmak için yine muvaffak olamaması sonucunda sadece "tehdit" suçundan iddianame düzenlendi ve 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Ocak ayındaki ilk duruşmaya Murat Çeçen yurtdışında olduğu gerekçesiyle katılmadı. Avukatları, Çeçen'in İstanbul’da ikamet ettiğini belirterek bir sonraki duruşmada orada dinlenmesini talep ettiler. Mahkeme, Murat Çeçen’in SEGBİS ile dinlenmesine ve sesiyle ilgili bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi ve duruşmayı 27 Şubat’a erteledi.

İkinci duruşmaya Alican hapiste olduğundan dolayı katılamadı. O gün yaşanan gelişmeler ise şöyleydi:

  • Murat Çeçen’in avukatları, kendisinin İstanbul’daki bir otel adresinden dinlenmesini ve yargılamanın sürüncemede kalmaması için ses örneği alınmasından vazgeçilmesini talep ettikleri bir dilekçe gönderdiler.
  • 27 Şubat’ta duruşma günü, mahkemeye sadece C.D.’nin avukatı Abdullah Kaya geldi. Hakim izne ayrıldığı için duruşmaya gün verildi.
  • Geçici hakim, C.D.’nin duruşmaya katılan avukatının ısrarı üzerine duruşmayı sürdürdü ve savcının mütalaasını almış gibi bir tutanak düzenleyerek duruşmayı 15 Nisan’a erteledi.

Üçüncü duruşma 17 Nisan’da yapıldı ve yine Murat Çeçen katılmadı. Hakim, sanığın savunmasını almak için İstanbul Anadolu 75. Asliye Ceza Mahkemesi’ne SEGBİS istemiyle yazı yazıldığını belirterek, neden bağlanmadığını sordu. Çeçen’in avukatları kendilerine tebligat gelmediğini ifade ederek SEGBİS’ten dönülüp talimatlı ifade alınmasını talep ettiler.

Duruşmada C.D. ve avukatı sık sık Murat Çeçen’in kendini savunmaktan kaçtığını belirterek, olayı daha ciddi bir suç olarak değerlendirilmesini istediler. Çeçen’in avukatları ise, müvekkillerinin yurt dışında olduğunu ve gelmeyeceğini ileri sürdü. Mahkeme, savcıdan gelen talep üzerine, Murat Çeçen hakkındaki yakalama kararını verdi.

Sonuç olarak, Alican Uludağ'ın cezaevinde geçirdiği süre ve Murat Çeçen’le ilgili gelişmeler, Türk yargı sisteminin nasıl işlediğuna dair önemli bir fotoğraf sunmaktadır. Alican'ın duruşmayı izleyip izlemeyeceği ise belirsizliğini koruyor.

Haberi Paylaşın!

"Gençlerde Umutsuzluk Artıyor, Güvenlik Kaygısı Yükseliyor"

"Gazeteci Alican Uludağ'ın Tutukluluğu Devam Ediyor"