"Karlov Suikastı: Casusluk Operasyonu Kanıtlandı"

15 Temmuz gecesi, Türk milletinin iradesine karşı gerçekleştirilen karanlık odakların en büyük tuzaklarından biri olan Karlov suikastı ile ilgili önemli belgelere ulaşıldı. Sabah gazetesinin ele geçirdiği belgeler, bu cinayetin sadece basit bir terör eylemi değil, aynı zamanda çok katmanlı bir istihbarat operasyonu olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye'nin jeopolitik rotasını değiştirmeyi hedefleyen bu hain plan, FETÖ tarafından hayata geçirildi.

FETÖ'nün Karlov suikastıyla temel hedefinin, Türkiye'yi "yabancı büyükelçileri dahi koruyamayan güvensiz ülke" olarak dünyaya lanse etmek olduğu ifade ediliyor. Bu şekilde, Türkiye'nin Rusya ile yakınlaşmasını engelleyerek, küresel güçlerin devreye girmesi sağlanmak istendi. 15 Temmuz darbe girişiminde başarısız olan FETÖ hücreleri, bu suikast ile Türkiye'yi savaşa sokmayı amaçladılar.

Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi, suikastın arka planındaki istihbarat faaliyetlerini "Siyasal veya Askeri Casusluk" olarak nitelendirerek, bu eylemi gerçekleştiren Zeki Kıralı'yı 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme kararının ardından, FETÖ'nün yalnızca bir darbe örgütü değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin bekasına yönelik profesyonel bir casusluk şebekesi olduğu bir kez daha dile getirildi.

Örgütün suikasti planladığına dair en çarpıcı kanıt, 30 Aralık 2014 tarihinde Samanyolu TV'de yayımlanan "Nizama Adanmış Ruhlar" dizisi oldu. Bu bölümde, bir büyükelçinin teröristler tarafından öldürülme planı birebir canlandırıldı. "Büyükelçi buradan sağ çıkmayacak... Yarınki anlaşmayı imzalarsa mahvoluruz" gibi replikler, örgütün asıl niyetini ortaya koyan önemli işaretlerdi.

Söz konusu suikastın istihbarat ayağı, MİT'in Rusya masasına sızmış FETÖ hücreleri tarafından yürütüldü. Mahrem imam Hüseyin Kötüce ile MİT mensubu Vehbi Kürşad Akalın, Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov'un korunma durumu, çıkış saatleri ve araç plakaları gibi gizli bilgilere ulaştı. Bu bilgilerin Fetullah Gülen'e kadar ulaştırılması, suikastın kritik bir aşamasını oluşturdu. Karlov'un Türkiye'ye duyduğu güven nedeniyle koruma talep etmemesi ise, planın başarısını artıran bir etken oldu.

Suikastı gerçekleştiren Mevlüt Mert Altıntaş, firari FETÖ'cü Abdullah Bozkurt tarafından 4 ay boyunca cinayete hazırlanmaya telkin edildi. Bozkurt, saldırıdan sadece 3 gün önce sosyal medya üzerinden "Türkiye'de artık elçilikler güvende değil" şeklinde paylaşım yaparak psikolojik harekât başlattı. Örgüt, cinayeti gerçekleştirdikten sonra suçu "cihatçı gruplara" atarak uluslararası algıyı manipüle etme planları yaptı.

Suikastın güvenlik ayağındaki en tanınmış isim ise Temel Alsancak oldu. Daha önce Deniz Baykal ve MHP'li vekillere yönelik kaset komplolarını yöneten Alsancak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ofisine dinleme cihazı yerleştirilmesi talimatını veren isimdi. 15 Temmuz gecesi, güvenlik kadrolarına "askere direnmeyin" talimatı veren Alsancak, Karlov suikastının baş aktörlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

Mahkeme, suikastın ardından örgütün uluslararası kamuoyunu manipüle etme çabalarına dair bulgulara da yer verdi. Cemal Karaata, Atilla Öztürk, Temel Alsancak ve gazeteci Abdullah Bozkurt gibi isimler, suikast dosyasını inceledi. Örgütün, cinayeti cihatçı grupların üzerine yıkmaya çalıştığı ve FETÖ ile bağlantıyı gizlemeyi amaçladığı kayıtlara geçti.

İddianamenin kamuoyuyla paylaşılmasının ardından, Cemal Karaata'nın büyük bir korku ve stres yaşadığı belirtildi. Karaata'nın, Rus ajanları tarafından öldürülme korkusuyla ABD'den Kanada'ya taşındığı ve dış dünya ile irtibatını kestiği bilgisi mahkeme kayıtlarına girdi. Suikast sürecine dair detaylar, örgüt içindeki gizli yapılanmada yer alan isimlerin ifadeleriyle de desteklendi.

Haberi Paylaşın!

Venezuela'da Deprem: Sosyal Konutlar Tehlikede!

"Mehmet Zeki Peker: İhale Zengini Milyarder!"