"Alman Otomobil Devi Tartışmaları Büyüyor!"

Alman Otomobil Devi Türkiye'ye Geliyor İddiası: Gerçekler ve Yanıltıcı Haberler

Dijital mecralarda geniş bir yankı uyandıran haber başlıkları, "Alman otomobil devi Türkiye’ye geliyor" ve "Alman araba markası Türkiye’ye geliyor" gibi ifadelerle dolup taşarken, içeriklerin gerçekliği sorgulanmaya başlandı. Bazı haberlerde, Avrupa tip onayları alınmış binlerce aracın Türkiye'ye teslim edildiği iddiaları dile getirildi. Ancak gerçekte, Almanya'da "Siegfried Marcus" adında bir otomobil markası bulunmamakta. Siegfried Marcus, 1870'te benzinli aracı geliştiren Avusturyalı bir mucittir ve onu anmak için kurulan bir antika otomobil müzesi bulunmaktadır.

14 Ağustos'ta ANKA ve DHA ajanslarından çıkan haberlere göre, bu konuda açıklama yapan kişi Özgür Baklan’ın kimliği dikkat çekti. Almanya'da doğan Baklan, gıda toptancısı olan BAKTAT adlı aile şirketinde yöneticilik yapmış bir isimdir ve kendisini "Siegfried Marcus Automobile'nin en büyük hissedar ve kurucu ortağı" olarak tanıtmaktadır. Baklan, milyonlarca euroluk yatırımlardan, Türkiye'de üretim için teknik ve ticari görüşmelerden bahsetmektedir.

Ticaret Sicili gazetesine göre, Baklan'ın İstanbul’daki şirketinin adı, 4 Ağustos 2023’te "Özgür Baklan Global Otomotiv"den "Siegfried Marcus Global Otomotiv" olarak değiştirilmiştir ve şirketin adresi Caddebostan'daki bir dairedir. Almanya'da kurulan Siegfried Marcus Deutschland GmbH şirketine ait olan "marcuscar.com" isimli internet sitesinde kaynak olarak sadece bu haberler gösterilmekte ve şirkete dair daha fazla bilgiye ulaşılamamaktadır.

Bu web sitesinde, "Sipariş" ve "Test sürüşü" butonları yer almakta fakat yapılan görüşmelere göre, henüz araçların mevcut olmadığı, Türkiye'de resmi işlemlerin devam ettiği ifade edilmektedir. Sitedeki telefon numarasını aradığımda, test sürüşü yapmak istediğimi belirttim ancak, ellerinde araç bulunmadığını ve yakında geleceğini söylediler. "Binlerce aracın nerede olduğu" sorusunu ise "Çin'de üretilen beş bin aracın Asya ülkelerine dağıldığı" şeklinde yanıtladılar.

Bu çelişkili yanıtlara rağmen, Türkiye'de "Alman otomobil devi geliyor" haberlerinin yayılması dikkat çekicidir. Görülen o ki, en iyimser yaklaşımla bile, bu durum yeni bir projenin pazarlama çabası olarak değerlendirilebilir. Medya, olmayan bir otomobilin pazarlanması için kullanılmakta ve bu durumu sorgulamayan mecralar, haberi yayımlarken ciddi bir araştırma yapmamıştır.

İkinci Yerli Otomobil Projesindeki Abartı

Yerli otomobil hevesinin artışıyla birlikte, bu konudaki her açıklama ve proje medya tarafından dikkatle takip edilmektedir. Ekonomi gazetesinde yer alan "TOGG'a rakip yerli geri sayım başladı" haberi, Hürriyet, T24, Gazete Oksijen, Sözcü ve CNBC-e gibi pek çok platformda yayılmıştır. Haberde, HABAŞ'ın Gebze'deki Honda fabrikasında üreteceği yerli otomobili yıl sonuna kadar tanıtacağı belirtilmektedir. Projeyi önemli kılan nokta ise, tasarımcı Frank Stephenson’un projede yer almasıdır; Stephenson, BMW, Ferrari ve McLaren gibi dev markaların ikonik modellerinin altında imzası bulunan bir isimdir.

Ancak otomotiv yazarı Emre Özpeynirci, bu haberlere temkinli bir yaklaşım sergilemiştir. Özpeynirci, HABAŞ patronu Mehmet Başaran'ın iki yıl önce kendisine üretecekleri iki otomobilin çizimlerini gösterdiğini, Volvo'dan motor aldıklarını ve üretimin Eylül 2025'te başlayacağını ifade ettiğini aktarmaktadır. Şimdi, üretimin 2026 sonunda başlayacağı yönündeki haberler ortaya çıkmıştır. Bu geçiştirmeler, Özpeynirci'yi haklı çıkararak temkinli yaklaşmanın gerekliliğini vurgulamaktadır.

HABAŞ, yerli otomobil projesine 2021 yılında adım atmış ve 30 Eylül 2021 tarihinde Dünya gazetesinde "HABAŞ, yerli hibrit araç üretmeye hazırlanıyor" şeklinde bir haber yayımlanmıştı. Üzerinden beş yıl geçmesine rağmen aracın hâlâ piyasada olmadığı göz önünde bulundurularak, bu tür haberleri yazarken geçmiş bilgilerin de detaylıca aktarılması gerektiği kaçınılmazdır.

Haberi Paylaşın!

"Alman Otomobil Devi Tartışmaları Büyüyor!"

"Doğu Akdeniz'de Güç Mücadelesi: Türkiye-İsrail İlişkisi"