"Yaşa Uygun Sporun Önemi ve Hareketin Faydaları"

Doç. Dr. Bülent Bozyiðit, insanların yaşlarına uygun spor yapmalarının ve hareketli bir yaşam sürmelerinin önemine dikkat çekti. Spor öncesinde ısınma hareketlerinin yapılmasının hayati olduğunu vurgulayan Bozyiðit, özellikle ağır sporların profesyonel sporcular haricinde önerilmediğini ifade etti. Aksi takdirde, iskelet sistemine baskı yapılarak diskler, kemikler ve eklemler üzerinde aşırı yük oluşturulabileceğini belirtti. Spor yaparken uygun ayakkabı giymenin ve uygun alanlarda spor yapmanın gerekliliğine de dikkat çekti. Ancak, herkesin farklı spor olanaklarına sahip olamayabileceği gerçeğiyle yüzleşmek gerektiğini sözlerine ekledi.

Bozyiðit, hastalarına düzenli yürüyüş yapmalarını önerdiğini belirtti ve yürüyüşe hafif bir tempoyla başlanması gerektiğini vurguladı. Bir anda hızlı yürümek veya koşmanın doğru bir yöntem olmadığını aktaran uzman, yüzmenin omurga sağlığına olan faydalarından da söz etti. Spor salonundaki yürüyüş bantları yerine açık havada yürümeyi tercih etmenin her zaman daha iyi olduğunu ifade ederek, açık havada bol oksijenle yürümek hem zihinsel hem de fiziksel rahatlık sağladığını dile getirdi. Ayrıca, iskelet sisteminin hareket etme zorunluluğu bulunduğunu ve düzenli yürüyüş ile egzersiz yapmanın şart olduğunu, aksi halde kilo alma ve eklemlere binen baskının artacağını belirterek kemik erimesine kadar gidebilecek sorunların ortaya çıkabileceğine değindi.

Teknolojinin gelişimi ve mobil cihazların yaygın kullanımı ile birlikte insanların sosyal yaşamlarının değiştiğine de dikkat çeken Bozyiðit, cep telefonları, tabletler ve sosyal medya kullanım süresinin her geçen gün arttığını hatırlattı. Bu durumun hem yetişkinleri hem de çocukları olumsuz etkilediğini belirten uzman, 70 ve 80’li yıllarda doğmuş olan insanların teknoloji çağına tanıklık etmediklerini, bu dönemde hayatlarında bilgisayar ve telefonların olmadığını ifade etti. O yıllarda birçok fiziksel aktivitede bulunmanın mümkün olduğunu vurgulayan Bozyiðit, 2000’li yılların ortalarından itibaren sosyal medyanın günlük yaşamda daha fazla yer kapladığını ve bireyselleşmeyi ön plana çıkardığını söyledi. Bu durumun insanların sosyalleşmesini olumsuz etkilediğini ve sürekli telefona bakma alışkanlığının hantal bir yaşam tarzı oluşturduğunun altını çizdi.

Cep telefonuna başın öne eğilerek bakmanın boyun üzerinde 20 - 30 kilo kadar bir yük oluşturduğunu belirten Bozyiðit, omurganın bu duruma karşı dayanamayarak sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti. Boyun ağrıları, kireçlenme ve boyun fıtığı gibi rahatsızlıkların bu durumla ilişkili olarak ortaya çıkabileceğini dile getirerek, düzenli spor yapmanın gerekliliğini bir kez daha vurguladı. Teknolojinin getirdiği hareketsiz yaşam tarzının, kas ve iskelet sistemini olumsuz yönde etkilediği ve sağlık sorunlarının kaçınılmaz olduğunu belirterek, toplumda sağlıklı yaşam için spor alışkanlıklarının geliştirilmesinin şart olduğunu ifade etti.

Haberi Paylaşın!

"Yaşa Uygun Sporun Önemi ve Hareketin Faydaları"

“Egzersizde Bireysel Planlama Şart!”