"Sanatla Mücadele: Tercanlı'nın Yolculuğu"
Sanat yolculuğu lise yıllarında şiirle başlayan Tercanlı, “Genç Şair” unvanını, yazdığı özgün dizeleri sayesinde kazandı. Ancak asıl sınavı, Kore Savaşı gazisi olan babasının hayat mücadelesine tanıklık ettiği yıllarda başladı. Babasının savaş anılarıyla beslenen sanatçı, onun hastalık sürecinde geceleri uyumadan, ilk romanını kaleme aldı.
Gündüzleri iktisatçı kimliğiyle iş hayatında yer alan Tercanlı, geceleri yazdığı romanını 3-4 yılda tamamladı. Kitabı yayımlandığında, en büyük destekçisi olan babasını kaybetmişti. O dönemi, “Özlem ve sevinci aynı anda yaşamak beni karmaşık duygulara itti.” sözleriyle ifade ediyor.
İlk romanının Türkiye Büyük Millet Meclisi Kütüphanesi’ne girmesi, sanat hayatı için önemli bir dönüm noktası oldu. Kore Savaşı’nı konu alan bu eser sayesinde Güney Kore tarafından kültürel destekçisi olarak tanınan Tercanlı, iki ülke arasında kültürel bir köprü kurulmasına da katkı sağladı. Ardından kaleme aldığı “Kadının İki Dünyası” ve “Evrende Aşk Senfonisi” adlı eserleriyle edebiyat dünyasındaki yerini sağlamlaştırdı.
Sanat onun için yalnızca kelimelerden ibaret değil. “Yazı yazmak kelimelerin dansıysa, resim yapmak renklerin dansıdır.” diyen sanatçı, duygularını tuvale aktararak sanatın iyileştirici gücünü keşfetti.
Son olarak Uluslararası İstanbul Edebiyat Ödülleri kapsamında “Sanat ve Edebiyatta Uluslararası Başarı Ödülü”ne layık görülen Tercanlı, ödülünü babasına ithaf etti. Duygusal anlar yaşadığı bu konu hakkında, “Hayattayken koruyucum babamdı. Şimdi bu ödül ona hitaben alıyorum.” sözleriyle salondan büyük alkış aldı.
Şubat ayında Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Resonance 1st Edition sergisinde yer alan “Yükseliş” adlı tablosu ise sanatçının hayat hikayesinin adeta görsel bir özeti niteliğinde. Simurg kuşunun kanatlarındaki yeniden doğuşu anlatan eser, çiçek ve akıntı metaforlarıyla zorluklara rağmen vazgeçmeyen ruhu temsil ediyor.
Daha önce Beyoğlu’nda sergi açan, uluslararası fuarlara katılan ve TÜYAP’ta romanları için imza günleri düzenleyen Tercanlı, yazmaya ara vermeden yoluna devam ediyor. “Zaman en kıymetli hazinemiz. Boşa harcamamalıyız. Bu dünyayı ancak gerçek sevgi kurtarabilir.” diyen Şükriye Tercanlı, sanatla iyileşmenin ve mücadeleyle var olmanın yaşayan örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Azmi, emeği ve inancıyla yükselen sanatçı; edebiyatı ve resmi iç içe geçirerek hem kalplere hem tuvallere dokunmaya devam ediyor. Tercanlı, yaşadığı zorluklarla başa çıkarak sanatıyla hem kendini hem de çevresini iyileştirmenin yollarını arıyor.



