"Alerji Artışında İklim Değişikliğinin Rolü"

Küresel iklim değişikliği nedeniyle yükselen sıcaklıklar, mevsimsel alerjisi olan kişilerin daha uzun süre boyunca daha fazla polene maruz kalmalarını sağlıyor. Bu durum, alerjenlerin havada kalma süresini uzatıyor ve alerji şikayetlerini artırıyor. Günümüzde çocukların yaklaşık %30’unda, yetişkinlerin ise önemli bir kısmında alerjik hastalıklara rastlanıyor. En yaygın görülen alerjik hastalıklar arasında; alerjik rinit (saman nezlesi), alerjik astım, ürtiker, atopik dermatit (egzema), arı alerjileri ve bazı gıda alerjileri yer alıyor.

Alerjik rinit hastalarının genellikle burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtiler gösterdiği, astım hastalarında ise nefes darlığı, hırıltı ve sıkıntı gibi belirtilerin görüldüğü belirtiliyor. Bu şikayetler özellikle ilkbahar aylarında ya da ev tozu gibi alerjenlere maruz kalındığında artış gösteriyor. Alerji söz konusu olduğunda doğru tanı ve tedavi planı oluşturmak temel adımlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Tanı sürecine ilişkin bilgi veren Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Nurhan Sayaca, alerji tanısında hastanın şikayetlerinin ve öyküsünün dikkatle değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bunun yanı sıra deri prick testleri ve bazı kan testleri ile kişinin hangi alerjenlere karşı duyarlılık geliştirdiğinin belirlenebileceğini, doğru tanının ise doğru tedavi planı için temel adım olduğunu ifade etti.

Alerjik hastalıkların tedavisine de değinen Sayaca, üç temel yaklaşım bulunduğunu belirtti. İlk olarak, alerjene maruziyetin azaltılması yani korunma önlemlerinin önemine dikkat çeken Sayaca, ikinci aşamada ilaç tedavilerinin uygulandığını söyledi. Üçüncü ve en etkili yöntemlerden birinin ise alerji aşıları olarak bilinen immünoterapi olduğunu ifade eden Sayaca, bu tedavinin alerjik hastalıkların seyrini değiştirebilen ve uzun vadede kalıcı iyileşme sağlayabilen tek yöntem olduğunu dile getirdi.

Alerji aşısının nasıl uygulandığına ilişkin de bilgi veren Sayaca, bu tedavinin bağışıklık sistemini yeniden eğitmeyi amaçladığını açıkladı. Hastaya alerjisi olduğu maddeye karşı çok küçük dozlarla başlandığını ve düzenli aralıklarla artan miktarlarda alerjen verildiğini belirten Sayaca, bu sayede bağışıklık sisteminin zamanla o maddeye karşı aşırı tepki vermemeyi öğrendiğini söyledi. Tedavi süresinin genellikle 3 ila 5 yıl arasında değiştiğini ifade eden Sayaca, düzenli uygulandığında birçok hastada şikayetlerin belirgin şekilde azaldığı, bazı hastalarda ise tamamen ortadan kalkabildiğini aktardı. Ayrıca bu tedavinin astım gelişme riskini azaltma gibi uzun vadeli faydalarının da bulunduğunu ekledi.

Kimlerin alerji aşısı olabileceğine ilişkin açıklamalarda bulunan Sayaca, alerjinin testlerle net olarak ortaya konulması gerektiğini belirtti. Özellikle polen, ev tozu akarı, küf mantarı veya arı alerjisi bulunan ve ilaç tedavisine rağmen şikayetleri devam eden hastalarda bu yöntemin değerlendirilebileceğini ifade etti. Ayrıca, hem çocuklara hem de yetişkinlere uygulanabileceğini söyledi.

Alerji aşıları güvenlidir ancak her hastaya uygulanamaz

Toplumda alerji aşılarıyla ilgili yanlış bilgilere de değinen Sayaca, en sık karşılaşılan yanlış inanışın bu tedavinin çok riskli olduğu yönünde olduğunu dile getirdi. Oysa uzman hekim kontrolünde ve uygun hastalarda uygulandığında alerji aşılarının oldukça güvenli olduğunu vurgulayan Sayaca, bir diğer yanlış bilginin ise her alerji hastasına bu tedavinin uygulanabileceği olduğu bilgisini verdi. Bu nedenle mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.

Alerji belirtilerini hafife almayın

Son olarak alerji hastalarına önerilerde bulunan Sayaca, alerji belirtilerinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı. Alerjiye neden olan faktörlerin mümkün olduğunca azaltılması gerektiğine dikkat çeken Sayaca, ev tozu alerjisi olanların ev temizliğine özen göstermesi gerektiğini, polen alerjisi bulunan kişilerin ise yoğun polen dönemlerinde açık havada uzun süre kalmamaya özen göstermesi gerektiğini belirtti. Doktor önerisi dışındaki ilaçların kullanılmaması gerektiğini ifade eden Sayaca, uzun süren veya yaşam kalitesini olumsuz etkileyen şikayetlerde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.

Haberi Paylaşın!

"Alerji Artışında İklim Değişikliğinin Rolü"

"Koltuk Altındaki Şişlikler: Tehlikenin Sinyali"