"CHP'de Yolsuzluk İddiaları ve İstifalar Şokta"
Gülereli geldikten sonraki ilk 10 ayda 400'e yakın kişiyi disipline sevk eden genel merkez, parti dinamiklerini büyük ölçüde değiştirdi. 2,5 yıllık süreç zarfında "Yolsuzlardan arınalım" dediği için açıklama bile yapılmadan ihraç edilen kişi sayısı 2000'e yaklaştı. Muhalif tutumu sebebiyle partiden atılan isimler arasında Gaye Tekin, Berhan Şimşek, Barış Yarkadaş ve Mustafa Yavuz gibi tanınmış isimlerin bulunması dikkat çekti.
Muhalif kanada yönelik baskı politikası, belediye başkanlarına da yansıdı. CHP tarihinde ilk kez bir dönem içerisinde 21 belediye başkanı istifa etti. Özgür özel döneminde yurt genelindeki birçok CHP'li belediyede de yolsuzluk, rüşvet ve ahlak dışı ilişkilerle ilgili skandallar birbiri ardına patlak verdi.
Yolsuzluk iddiaları, Özkan Yalım ve Büşra ailesinin itirafları doğrultusunda Özgür Özel'e kadar uzandı. Yıllardır yolsuzluk şüphelilerini her koşulda savunmaya devam eden Özgür Özel, partinin üst yönetimini de bu isimlerden oluşturarak eleştirilerin hedefi oldu. Adı yolsuzluk ve rüşvetle anılan Burhanettin Bulut ve Özkan Karabat ise genel başkan yardımcılığı görevlerine son ana kadar devam ettiler.
Ekrem İmamoğlu'nun kasası olduğu iddia edilen Turan Taşkın'ın Özkan Özel tarafından "Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı" yapılması ise büyük tepki topladı. Bu durum, partinin içindeki tartışmaları ve rahatsızlıkları daha da derinleştirdi.
İBB davasının başrol isimlerinden Burcu Gökoğlan'ın parti içi Ulaşım ve Altyapı Politika Kurulu'na, Fatih Keleş'in ise Gençlik ve Spor Politika Kurulu'na dahil edilmesi de başka bir skandal olarak kayıtlara geçti. Yaklaşık 6 ay önce yapılan kurultayda, İmamoğlu'nun en güvendiği isimler arasında gösterilen ve İBB soruşturması kapsamındaki tutuklu olan Baki Aydöner de yine Özkan'ın desteğiyle PM'ye giren isimler arasında yer aldı.
Yaşanan bu gelişmeler, partinin içindeki çalkantıları ve muhalefetin nasıl şekillendiğini gözler önüne seriyor. Disiplin cezaları ve ihraçlar, partinin geleceği üzerinde önemli etkiler yaratırken, iç yönetimdeki güç dengeleri de değişiyor.
Özellikle, yolsuzluk iddialarının yaygınlaşması ve belediyelerdeki skandallar, partinin itibarını sarsma potansiyeline sahip. Parti yönetiminin bu durumu nasıl yöneteceği, gelecekteki siyasi pozisyonları açısından belirleyici olacak.



