"Haluk Levent'in Taşınmaz İddiaları ve Gözaltı"

Ahbap Derneği'nin kurucusu Haluk Levent, "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" suçlamasıyla gözaltına alındı. Hakkında gündeme gelen iddialar da dikkat çekici bir şekilde devam ediyor. İddiaya göre bu operasyonun başlamasına neden olan suç duyurusu, Bașaran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bașaran tarafından yapıldı.

Hüseyin Bașaran’ın avukatı aracılığıyla gerçekleştirdiği suç duyurusuna göre, Haluk Levent ve asistanı Yeliz Kaya, 3 Şubat 2026 tarihinde Bașaran’ın ofisine giderek Ahbap adını kullanarak üniversitede okuyan kimsesiz kız öğrenciler için yurt yapmak istediklerini açıkladılar. Dilekçeye göre, 2018 yılında kızını bir uçak kazasında kaybeden Bașaran, bu sosyal sorumluluk projesini kabul ederken, Levent’in yapmayı düşündüğü ödemeyi senet aracılığıyla gerçekleştirmesine ise Bașaran yanaşmadı.

Levent daha sonra, taşınmazların değerinin ABD ve Avrupa Birliği fonlarından karşılanabileceğini, ancak bu fonların serbest bırakılabilmesi için tapuların önce Yeliz Kaya’nın adına devredilmesi gerektiğini ifade etti. Bu görüşmeden sonra Levent ve Kaya, Bașaran Holding’in 16 yıllık çalışanı Feyyaz Akgün ile süreç devam etti ve aynı gün milyonlarca liralık devrim işlemleri gerçekleştirildi.

Söz konusu suç duyurusuna göre, 22 taşınmazın devri sırasında, sadece bir tapu için değeri çok altında bir ödeme yapılırken diğer 21 taşınmaz için hiçbir ödeme gerçekleştirilmedi. Üstelik, bu taşınmazların Bașaran Holding’den Kaya’ya devredilmesinin hemen ardından üçüncü şahıslara bedelsiz olarak transfer edildiği iddia ediliyor.

İlk devir işlemi, 3 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşti. Haluk Levent ve Yeliz Kaya ile Feyyaz Akgün arasındaki görüşmede, Eyüpsultan ilçesi Göktürk Mahallesi'nde yer alan lüks B House projesindeki bazı bağımsız bölümler ve Kadıköy ilçesinde bulunan Mina Towers projesindeki daireler devredildi. Bu devrin toplam değeri yaklaşık 494 milyon 265 bin 908 lira olarak belirlendi, ancak bu taşınmazlar için herhangi bir ücret ödenmediği iddia ediliyor.

Hemen ardından, devredilen lüks mülklerin Esin Önder Çelik isimli bir kişiye bedelsiz devredildiği belirtiliyor. Aynı gün, Gök-Türk’te yer alan Başaran Plaza’daki ticari bağımsız bölümler Kaya’ya devredildi. Bu plazada kira gelirinin aylık 2 milyonun üzerinde olduğu ve devredilen bölümlerin toplam piyasa değerinin 800 milyon lira olduğu ifade ediliyor. Kaya’nın üzerine alınan bu taşınmazların, devrinden bir gün sonra yine Esin Önder Çelik’e devredilmesi dikkat çekiyor.

Haluk Levent ve Yeliz Kaya, iki gün içinde Bașaran Holding’den hiç para ödemeden toplamda 1 milyar 294 milyon 265 bin 908 liralık taşınmaza sahip oldu. İlk ödeme 12 Mart 2026'da 7 milyon 500 bin lira olarak gerçekleştirilirken, 13 Mart'ta 14 milyon 500 bin lira ödeme yapıldı ve devam eden tarihlerde toplamda 151 milyon 680 bin lira işlem yapıldığı öne sürüldü.

Ancak, dilekçeye göre bu rakamların dışında başka bir ödeme yapılmadığı halde, alışveriş devam etti. Bu işlemlerin ardından, İstanbul Eyüpsultan'da bulunan Başaran Plaza'daki katlar için yeni bir anlaşma yapıldı. Bu sefer 6 adet bağımsız bölümün toplam bedeli 897 milyon 800 bin lira olarak belirlendi ve yine Esin Önder Çelik’e devredildi.

Devam eden süreçte, Bașaran Holding ile Levent’in alışverişi il sınırlarını geçerek, Karaman’daki arazi satışlarıyla devam etti. Başaran Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye ait arazi de Levent ve Kaya’ya devredildi. Bu mülklerin toplam değerinin 133 milyon 200 bin lira olduğu belirtildi. Dilekçede, Levent ve Kaya’nın manipülatif yöntemlerle Feyyaz Akgün’ün güvenini kötüye kullandığı iddia ediliyor.

Devam eden devir işlemleri arasında, Trabzon’daki bir çimento fabrikasının da olduğu ifade ediliyor. Levent ve Kaya, bu tesisler için Akgün ile görüşerek 196 milyon 20 bin lira bedel belirlediler. Toplamda, iki buçuk milyar lira değere sahip taşınmazlar satılmasına rağmen, hala yapılan ödemelerin 151 milyon 680 bin lira olması ve satışların devam etmesi olayın soru işaretleriyle dolu olduğunu gösteriyor.

Dilekçede tüm bu süreçlerin organize bir şekilde yapıldığı vurgulanırken, Akgün’ün Hüseyin Bașaran’a durumu iletmesi üzerine, mağduriyet yaşandığı ve dolandırıldıkları öne sürüldü. Taşınmazlara ihtiyati tedbir konulması talep edildi.

Haberi Paylaşın!

Haluk Levent: Deprem Yardımları ve Bahis İddiaları

"CHP'nin Geleceği: Tartışmalar ve Arınma Süreci"