"Haluk Levent'in skandalında fondaş medya şoku!"
6 Şubat depremlerinin ardından meydana gelen Ahbap Derneği ve Haluk Levent üzerindeki soruşturmalar, kumar ve mali usulsüzlük tartışmalarıyla birlikte alevlendi. A Haber ekranlarında konuyu değerlendiren Gazeteci Bercan Tutar, Akademisyen Doç. Dr. Kemal Olçar, AK Parti MKYK Üyesi Emre Cemil Ayvalı ve Gazeteci Mustafa Ertekin; deprem döneminde Ahbap'ı öne çıkaran fondaş medya temsilcilerinin sergilediği "şoktayız", "haberimiz yoktu" söylemlerini mercek altına aldı.
Deprem sürecinde Ahbap'ı en güvenilir kurumlar arasında gösteren Gazeteci Özlem Gürses, konuyla ilgili yaşadığı şaşkınlığı dile getirerek, "Şimdi tabii hepimiz şoktayız. O zamanlar bu konuları tartışıyorduk ve neden kimse kurumlara güvenmiyor diye üzülüyorduk. Ancak şimdi ortaya çıkan iddialar oldukça vahim. Haluk Levent'in ciddi bir kumar bağımlılığı sorunu olduğu görünüyor," ifadelerini kullandı.
Ahbap Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent'in durumu, devlete ait kurumları hedef alan yorumlarla beraber daha da karmaşık hale geldi. Gazeteci Ruşen Çakır, "Bazı kişiler, bu işi geriye bırakmak mümkün değil. Ahbap 1 milyar lirayı yönetemez," diyerek, devletin AFAD kurumunu sorgusuz sualsiz bıraktığına dikkat çekti. Çakır, iktidarın sivil toplum üzerindeki etkilerine de vurgu yaparak, "Sivil toplumda kendisi dışındaki alanların çölleştirilmesini isteyen bir iktidar söz konusu," dedi.
Devletin denetim yetkisini hatırlatan Akademisyen Doç. Dr. Kemal Olçar, hükümetin sivil toplum alanlarını daraltma çabalarında sürdüğünü belirtti. AK Parti MKYK Üyesi Emre Cemil Ayvalı ise bu pervasızlığın kaynağını deşifre ederek, "Haluk Levent'in durumu, birçok dolambaçlı yola girmeden 120 milyon lirayı doğrudan çekebilmesiyle ortaya çıkıyor. Bu, bir dokunulmazlık hali" diye belirtti.
Haluk Levent’in toplanan milyonlarca lirayı kumarda kullandığı iddialarıyla ilgili yaşanan tartışmalar, medyanın etkisi ve paçayı kurtarma çabaları üzerinde yoğunlaşarak devam ediyor. Ayvalı, her ne kadar Haluk Levent’in suçu ön planda olsa da, medya destekçisi olan kişilerin sağladığı kasko sigortası benzeri bir durumdan bahsetti. Bu durum, Haluk Levent’in ne kadar pervasız davranabileceğini gösteriyor.
Sonuç olarak, Türkiye’deki sivil toplum ve yardım kuruluşları üzerindeki iktidar baskısı, Ahbap Derneği olayında yeniden kangrenleşen bir tartışma haline geldi. Kamu güvenini zedeleyen bu gelişmeler, toplumun her kesiminde farklı yankılar bulmakta ve medya ile siyasi çevreler arasında ciddi çekişmelere yol açmaktadır.



