"Ömer Boyraz Suikastı: Kiralık Katil İtirafları!"
12 Mayıs akşamı Almanya'nın Wassenberg kentinde yaşanan kanlı pusu, polis ekiplerinin aylar süren titiz çalışmasıyla nihayet aydınlatıldı. İki çocuk babası olan Cehennem Melekleri üyesi Ömer Boyraz, akşam saatlerinde evine döndüğü sırada maskeli şahısların hedefi oldu. Ağır silahlarla açılan ateş sonucu Boyraz, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Suikast timi, olay yerinden hızla kaçmaya başararak izlerini kaybettirdi.
Olayın hemen ardından harekete geçen güvenlik güçleri, sokakları kordon altına alarak helikopter destekli büyük bir insan avı başlattı. Ancak saldırganlar adeta buhar olup uçtular. Ekipler, kiralık katillerin cinayetin işlendiği noktaya sadece 8 kilometre uzaklıktaki Hollanda sınırını geçerek kaçtıklarını tespit etti. Olayın ardından yaşanan gelişmeler, herkesin dikkatini çekmeye başladı.
Bölgedeki güvenlik kameralarını saniye saniye inceleyen dedektifler, faillerin olay yerine geldikleri çalınmış aracın izini sürdü. Aylar süren teknik ve fiziki takibin ardından, olaya karışan üç maskeli saldırgan kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Kimlikleri gizli tutulan zanlıların emniyetteki ifadeleri ise duyanları hayrete düşürdü. Saldırganlar, tetikleri para karşılığında çektiklerini soğukkanlılıkla itiraf etti. Ömer Boyraz cinayetinin arkasında, Hollandalı karanlık bir aşiret ailesinden alınan 100 bin euroluk borç meselesinin olduğu belirtildi.
Polis ekipleri, kiralık katilleri yakalayarak bu vahşi infazın talimatını veren Hollandalı aşiret bağlantılarını çökertmek için soruşturmayı derinleştiriyor. Cehennem Melekleri isimli suç örgütünün lideri olduğu öne sürülen Necati Coşkun Arabacı, geçtiğimiz Temmuz ayında sabah saatlerinde İzmir Adnan Menderes Havalimanı'nda gözaltına alındı. Interpol tarafından da suç örgütü olarak kabul edilen 'Cehennem Melekleri', kara para aklama, haraç, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi birçok yasal dışı faaliyette bulunduğu tespit edildi.
Köln'ün babası ya da 'Cehennem Necati' lakaplarıyla bilinen Coşkun Necati Arabacı, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Buradaki işlemleri tamamlanan Arabacı, sevk edildiği İzmir Adliyesi’nde tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak ilerleyen süreçte İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesi, Arabacı hakkında 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma' ve 'nitelikli yağma' suçlarından adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verdi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı üzerine 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararı kaldırarak, Coşkun Necati Arabacı'nın tutuklu yargılanmasına karar verdi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Coşkun Necati Arabacı ve birlikte hareket ettiği belirlenen 13 örgüt üyesine yönelik itibariyle hazırladığı iddianamede, Arabacı hakkında 'örgüt liderliği', 'nitelikli yağma', 'ağırlaştırılmış kasten yaralama' ve '6136 sayılı kanuna muhalefet' suçlarından 35 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianame, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Örgütün, İzmir başta olmak üzere yaz aylarında halkın yoğun olarak bulunduğu yerlerde faaliyet gösterdiği, işletmeler üzerinde ağırlık kurmaya çalıştıkları ve suç örgütü lideri etrafında organize bir şekilde hareket ettikleri tespit edildi. Coşkun Necati Arabacı'nın, örgüt mensupları ile birlikte halk karşısında korkutucu bir güç oluşturarak, sahip olunan mal varlıklarına bedelsiz el koyma eylemlerinde bulunduğu belirlendi.
Coşkun Necati Arabacı'nın suç örgütünün karıştığı olayların birçoklarında silah kullanmaktan çekinmediği belirlendi. Örgüt üyelerinin sürekli olarak silah bulundurduğu ve silah tedarik etme noktasında herhangi bir sıkıntı yaşamadıkları görülmüştür. Ayrıca, şüphelilerin silahların "iyi gömülmesi" talimatıyla suç unsurlarının ele geçirilmesinden kaçınmak için tedbirli davrandıkları tespit edildi.
Şüpheliler, alacak tahsilatı konusunda da korku ve şiddet eylemleri gerçekleştirerek, bu yolla elde ettikleri gelirlerin büyük bir kısmını suçtan gelen haksız kazançlar oluşturduğu belirlenmiştir. Örgüt, herhangi bir yasal ticari faaliyet dışındaki gelir kaynaklarıyla varlıklarını sürdürmektedir. Ayrıca, örgüt lideri ve yöneticilerinin, yaptığı her eylemde suç işleyen üyelerini ödüllendirerek, ceza sistemi üzerinde korku ve baskı kurduğu değerlendirilmiştir.
Son olarak, Arabacı ve Ayhan Bora Kaplan arasındaki ilişkiye dair yöneltilen suçlamaları ise kesin bir dille reddettiği ifade edilmiştir.



