"Kozinoğlu Dosyası Yeniden Açıldı: Şüpheler Artıyor!"
Kozinoğlu Dosyası Yeniden Açıldı: Şüpheli Ölüm ve Skandal İfadeler
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatı doğrultusunda yeniden gündeme gelen Kaşif Kozinoğlu dosyası, Türkiye’nin gündeminde büyük yankılar uyandırmaya devam ediyor. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) dış operasyonlar başkanlığı bünyesinde kritik görevler üstlenmiş olan Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi’nde yaşanan şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmanın yeniden açılmasıyla dikkatleri üzerine çekti.
Soruşturma kapsamında, o dönem Silivri Cezaevinde görev yapan nöbetçi müdürler, gardiyanlar ve sağlık personeli dahil olmak üzere en az 15 şüpheli ifadeye çağrılacak. Kozinoğlu’nun başına gelen olaylar, FETÖ'yle bağlantılı olarak yürütülen kumpas davalarına uzanan bir skandallar zinciri şeklinde değerlendiriliyor.
Kozinoğlu’nun Geri Dönüşü ve Tutuklanması
Eski MİT Kontrterör Daire Başkanlığı görevini üstlenmiş Mehmet Eymür ve ekibinin kendisini hedef göstermesi üzerine, FETÖcü savcı Zekeriya Öz, Kozinoğlu hakkında Ocak 2011'de soruşturma açtı. Kozinoğlu, bulunduğu Afganistan'dan kargo uçağıyla Türkiye'ye dönerek teslim oldu. Mart 2011’de sorgulamasının ardından tutuklanan Kozinoğlu, FETÖ kumpas soruşturmaları dolayısıyla Silivri Cezaevi’nde 3 kişilik bir koğuşta hapsedildi.
Suikast Korkusu ve Beslenme Tercihleri
Kozinoğlu, aynı koğuşu paylaştığı emekli albaylar Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım ile birlikte cezaevi şartlarının suikast veya zehirlenme girişimine açık olduğunu düşündüğü için yemeklerden kaçınıp kapalı konserveler tüketmeyi tercih ediyordu.
Olay Anı: Kriz ve Müdahale
Soruşturma dosyasına göre, Kozinoğlu duş alacağı sırada Yıldırım'dan ısıtıcıya su koymasını istemişti. Yıldırım odasına geçerken Kozinoğlu duş aldı. Duştan çıktıktan sonra, kendisi için hazırladığı kahvesinden 2 yudum içtikten sonra aniden rahatsızlandı. Koğuş arkadaşı Uğur'a seslenerek durumunun kötüleştiğini belirtti. Uğur, arkadaşına hemen dil altı hapını verdi. Olay yerine gardiyanlar saat 18:18'de ulaştı.
Kozinoğlu, mahkum kabul bölümüne götürüldüğünde, 24 saat kesintisiz hizmet vermesi gereken acil sağlık ekibi, görevi başında bulunan 3 sağlık çalışanının yemekte olduğundan habersizdi. 2 Nolu sağlık ekibi, ilk müdahalenin ardından Kozinoğlu'nu ambulansa bindirerek hastaneye doğru hareket etti. Ancak 3 Nolu acil sağlık ekibi, telsizle "Arkanızdayız, bizi bekleyin" diyerek ambulansı otoban kenarına 10 dakika bekletti. 3 Nolu ekip, diğer araca binerek Kozinoğlu’na entübasyon yaptı ve kalp masajına başladı. Ambulans, saat 19:15'te Silivri Devlet Hastanesi'ne ulaştı. Ancak Kozinoğlu, hastanede gerçekleştirilen 15 dakikalık kalp masajına rağmen hayata döndürülemedi.
Çelişkili İfadeler ve Kamuoyu Tepkisi
Yenilenen soruşturma sürecinde, dosyada yer alan ciddi çelişkiler dikkat çekiyor. Hastanede görevli hemşireler, Kozinoğlu’nun getirildiğinde bilincinin kapalı olduğunu belirtirken, gardiyanlar onun ambulansa bindirilirken bilincinin açık olduğunu ve Kelime-i Şehadet getirdiğini ifade etti. Diğer bir dikkat çeken nokta ise Silivri Devlet Hastanesi Acil Doktoru Savaş B.'nin, cezaevi doktoruyla görüşmesinde doktorun Kozinoğlu'nun rahatsızlığından haberdar olmadığını belirtmesiydi. Oysa gardiyan ve hemşirelerin ifadeleri, cezaevi doktorunun o saatte kurumda olmadığını kesin bir dille ortaya koymuştu.
Kamuoyunda, Kozinoğlu'nun ölümünün arkasındaki sır perdesinin aydınlatılmasını bekliyor. Bu yeni gelişmeler, adalet arayışının devam ettiğinin ve şüpheli durumların sorgulanmaya devam edeceğinin bir göstergesi. Soruşturma, Kozinoğlu'nun ölümündeki derin soru işaretlerini gidermek amacıyla yürütülmekte.



