2026 Yılı Yatırım Fonları Krizi ve Sonuçları
2026 yılında yeni kuralların devreye girmesi sonrasında Türkiye'deki yatırım fonlarında likidite ve ödeme sorunları belirmeye başladı. Pusula ve Tera Portföy'de yaşanan temerrütler, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 7 portföy yönetim şirketinin 131 fonunun tasfiye edilmesine neden oldu. Eylül ayında Borsa İstanbul'da yaşanan sert satışlar, bu sorunun kamuoyunun gündemine gelmesine yol açtı; ancak sürecin başlangıcı 2025 yılının sonlarına dayanıyor.
Sorunların İlk Belirtileri
SPK'nın açıklamalarına göre, belirli portföy yönetim şirketlerinin fonları, özellikle düşük fiili dolaşım oranına sahip hisselerde olağan dışı fiyat dalgalanmalarına neden oldu. Bu tespitler, 2025 yılının son çeyreğinde başlamış ve konu, 2 Aralık 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesi'nde görüşülmüştür. Komite, SPK’ya makroihtiyati tedbirler alması konusunda önerilerde bulundu ve SPK bünyesinde 3 Aralık 2025’te bir çalışma grubu oluşturuldu.
İlk Önlemler ve Tasfiye Süreci
Çalışmaların ilk sonuçları arasında, nitelikli yatırımcı koşullarında değişiklikler yer aldı. 18 Aralık 2025’te nitelikli yatırımcılar için gerekli toplam finansal varlık tutarı 1 milyon liradan 10 milyon liraya çıkarıldı. Bu gelişmeler sonrasında Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS) üzerinde de değişiklikler yapılmaya başlandı. 17 Haziran 2026'da onaylanan yeni TEFAS uygulaması, 20 Temmuz 2026'da faaliyete geçti.
Temerrütler ve Piyasa Tepkileri
28 Ağustos 2026'da SPK, Yatırım Fonları Rehberi'nde kapsamlı değişiklikler yaparak, özellikle para piyasası fonları ve hisse senedi serbest fonlarının teminatsız borçlanma yollarıyla oluşturabileceği sistemik riski önlemeye yönelik tedbirler aldı. 15 Eylül 2026'da Pusula Portföy, bazı yatırım fonlarında katılım payı iade ödemelerinde temerrüt yaşandığını duyurdu. Ardından, 16 Eylül'de Tera Portföy'ün iki fonunda da benzer bir durum yaşandı ve bu durum piyasalara sert bir satış dalgası olarak yansıdı.
Borsa İstanbul, bu gelişmelerle birlikte 16 Eylül’de BIST 100 endeksi ile yüzde 5,54 düşüş gösterdi. Bu sert düşüş, yatırım fonlarının likidite ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptığı varlık satışı nedeniyle ortaya çıktı. Yatırımcıların fonlardan çıkmasına neden olan bu durum, piyasadaki dalgalanmanın derinleşmesine yol açtı.
Finansal Müdahaleler ve Soruşturmalar
17 Eylül 2026'da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında Finansal İstikrar Komitesi olağanüstü olarak toplandı. Komite, yaşanan piyasa hareketliliğinin, belirli portföy yönetim şirketlerinin fonlarındaki kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığını açıkladı. Aynı gün SPK, Tera Portföy, Pusula Portföy gibi 7 portföy yönetim şirketinin 131 fonunu tasfiye etme kararı aldı.
Söz konusu fonlarda, 23 Eylül tarihine kadar 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğu tespit edildi. SPK, başlangıçta tasfiye süresi olarak 3 ay belirlemiş olsa da, bu süre 21 Eylül'de 6 aya çıkarıldı. Bu karar, varlıkların piyasa koşullarına uygun şekilde satılabilmesi amacıyla alındı.
Likidite Problemleri ve Önlemler
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) likidite sorununa yönelik hareket ederek haftalık repo ihaleleriyle sağlanan fonlamayı artırdı. SPK, Borsa İstanbul'daki satış baskısını azaltmak amacıyla kredili işlemlerde asgari özkaynak koruma oranını geçici olarak yüzde 35'ten yüzde 20'ye indirdi. Ayrıca, bu uygulamanın 2 Ekim 2026’ya kadar sürmesi öngörüldü.
Yaşanan gelişmelerin ardından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 19 Ağustos 2026 tarihinde bazı hisselerdeki olağan dışı fiyat hareketleri ve fonlar üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen işlemlerle ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma sonucunda gözaltına alınan kişi sayısı 25 Eylül itibariyle 51'e ulaştı, bunlar arasında eski TCMB Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci de yer aldı.
Son Gelişmeler ve Cumhurbaşkanlığı Açıklaması
24 Eylül 2026'da fon hesaplarında bulunan varlıkların miktarı yaklaşık 387 milyon TL olarak belirtildi. SPK’nın tasfiye kararının, yatırımcıların paralarının silinmesi anlamına gelmediği, süreç sonunda kalan tutarın yatırımcılara dağıtılacağı ifade edildi. Ancak, düşük likiditeye sahip hisselerin hızlı bir şekilde satılmasının fiyat baskısına neden olabileceği vurgulandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gelişmeler hakkında açıklamalarda bulunarak, "Yargımız kapsamlı soruşturma başlattı, gözaltılar ve tutuklamalar oldu. Sorumluluğu olan kim varsa hukuk önünde hesap sorulacaktır." dedi.
Türkiye'de yaşanan bu süreç, 2025 yılının sonlarından başlayarak 2026'da alınan önlemlerle geniş bir boyut kazanmış ve piyasa ile adli alanları etkilemiştir.