"Çok Yıllık Dolandırıcılık: Azam Khan'ın İfşa Hikayesi"
İstanbul'da Yatırım Vaadiyle Dolandırıcılık Hikayesi: Azam Khan Olayı
Pakistan asıllı iş insanı Azam Khan, ABD'de yaşayan ve Warsi Management LLC şirketini işleten bir yatırımcı olarak Türkiye'de yatırıma yönelmek istedi. Ancak, bu süreç bir WhatsApp mesajıyla başlayan dört yıllık bir dolandırıcılık hikayesinin parçası haline geldi. Mesajda, kendisini “İstanbul Valisi” olarak tanıtan bir kişi ile iletişim kurdu.
Söz konusu kişi, M.T.K. adını taşıyan şüpheli, Khan'a bir dizi kimlik ve belge göndererek kendisini İstanbul'un önde gelen devlet yetkililerinden biri olarak tanıttı. Bu belgeler arasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taklit eden bir tebrik mektubu, Cumhurbaşkanlığı amblemli bir kimlik kartı ve Dışişleri Bakanlığı'na ait bir antetli resmi izin belgesi bulunmaktaydı.
Azam Khan’a, yapacağı yatırımlar nedeniyle diplomatik pasaport alacağına dair verilen sözlerle yıllarca bekletildi. Ancak, bu süreçte Khan’a sürekli olarak hükümet onayı gerekçesiyle pasaportu verilmedi. En çok canını sıkan anlardan biri ise, toplamda 5,5 milyon dolarlık yatırımı karşılığında “değerli yatırımcı” teşvikleriyle birlikte plaket alması oldu.
Khan, dolandırıcılığın tuzağına düşerken, kendisine “yatırım yapacağı şirket” adı altında Türkiye’de yeni bir şirket kurulacağı bildirildi. Ancak, yapılan ticaret sicil kayıtları, bu yeni şirketin sahibi olarak kendisini değil, şüphelilerden M.Ý.E.'yi gösterdi. Dolandırıcılar, Khan'a sahte belgelerle birlikte, İstanbul Ticaret Odası'ndan kendisine ait olduğu iddia edilen belgeler sunarak yanıltmaya devam ettiler.
2022 Aralık ile 2024 Ocak arasında Khan, toplamda altı ayrı havaleyle 5,5 milyon dolar transfer etti. Gönderdiği paraların açıklamalarında “gayrimenkul alımı” ve “restoran alımı” gibi ifadeler yer aldı. Ancak, bu transferlerin sonuçları yalnızca kağıt üzerinde kaldı. Khan’a, alınan gayrimenkullerin toplam değerinin 13,2 milyon dolara ulaştığı bildirildi; ancak, bu varlıkların gerçekte var olup olmadığı konusunda bir belirsizlik mevcuttu.
Olayın bir diğer yüzü ise, Khan’ın kiralama sözleşmeleri ve tapu talepleriyle ilgili yasal süreçler sırasında yaşandı. 12 Haziran 2025 tarihinde, Khan’a gelen bir “mahkeme duyurusu” ile birlikte, kendisine ait olduğu söylenen şirketin kara para aklama davasıyla karşı karşıya olduğu iddia edildi. Dava süreci, M.T.K.'nın “değerli yargıç” olarak tanıttığı kişinin mevcut mazeretleri nedeniyle sürekli ertelendi.
Soruşturma dosyasında ortaya çıkan bir diğer önemli detay ise, M.T.K.’nın hesabından çeşitli kişilere büyük miktarlarda paranın aktarıldığıydı. Bu işlemler sayesinde şüpheliler arasında 2,18 milyon dolar ile 790 bin dolar gibi büyük meblağların paylaşıldığı tespit edildi. Ancak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyada “borç” olduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı aldı.
Buna karşın, Bakırköy 3. Sulh Ceza Mahkemesi, takipsizlik kararını kaldırtarak soruşturmanın genişletilmesine hükmetti. Şu an için, soruşturmanın Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından devam ettiği bildirilmekte.
Azam Khan, devletin otoritesine sahip olan kişilerin kendisini nasıl dolandırdığını ve bu kişilerin adalet önünde hesap vermesini bekliyor. Gerekli tüm belgelerin ve devlet kurumlarının mührü ile aldatıldığını vurguluyor ve mağduriyetinin giderilmesi için hukuki mücadelesini sürdürüyor.



