"Kokain Operasyonu: Türkiye Neden Dahil Değil?"
İspanyol polisi, Brezilya'dan gelen bir gemide 10 ton (9.994 kilogram) kokain ele geçirdiğini ve bu operasyonla ilgili 13 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Ele geçirilen kokainin, dünya çapında önemli bir uyuşturucu kaçakçılığı operasyonunun parçası olduğu belirtiliyor. Operasyona Amerika Birleşik Devletleri'ndeki DEA, Brezilya Federal Polisi, İngiltere Ulusal Suç Ajansı (NCA), Fransa ve Portekiz makamları da katıldı.
CHP‘li Murat Bakan, Türkiye’nin bu uluslararası operasyonda neden yer almadığını sorguladı. Bakan, bu yakalamanın sokak satıcılarına yönelik sıradan bir operasyon olmadığını vurgulayarak, sevkiyatın finansman, organizasyon, rota ve liman bağlantıları açısından büyük bir iş olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, 10 ton kokainin yakalanmasının ardından, olayın organizasyon yapısına dair birçok soru ortaya çıkıyor.
Açık kaynak verilerine göre, yakalamaya konu olan geminin adı "United S" ve IMO numarası 7359149 olarak kaydedilmiştir. Gemi, İstanbul merkezli Kamer Shipping & Trading Co. adlı Türk şirketinin kaydı altında bulunuyor. Bakan, bu durumun bir suçlaması olmadığını ancak varsa bir şüphe, devletin soruşturma yetkisi bulunduğunu belirtti. 10 ton kokainin yakalanmasının ardından akla gelen sorular arasında, bu sevkiyatın nasıl organize edildiği, kimlerin bu işi finanse ettiği ve para akışının nereye yapıldığı yer alıyor.
Bakan, uyuşturucuyla mücadelenin magazin figürleri üzerinden yürütülen operasyonlarla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Kamuoyunun bu hususlar hakkında net yanıtlar beklediğini dile getirdi. Bakan’ın sosyal medya paylaşımında yönelttiği sorular arasında, Türkiye’de bu dosya için re’sen bir soruşturma başlatılıp başlatılmadığı, MASAK’ın para trafiğini inceleyip incelemediği, liman çıkışları ve şirket bağlantıları olup olmadığının araştırılıp araştırılmadığı gibi noktalar yer aldı. Ayrıca, İspanya ile doğrudan bilgi paylaşımında bulunulup bulunulmadığına dair soru da dikkat çekti.
Sonuç olarak, Murat Bakan’ın gündeme getirdiği bu sorular, Türkiye’nin uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadelesindeki pozisyonunu sorgulayan önemli noktalardır. Türkiye’nin uyuşturucu kaçakçılığı sorununa karşı daha proaktif politikalar geliştirebileceği ve uluslararası iş birliğini güçlendirmesi gerektiği anlaşılmaktadır.



