"Rüşvet Skandalında Ataşehir Belediye Başkanı Tutuklandı"
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de bulunduğu birçok kişi hakkında ihale, imar ve iskan işlemleriyle ilgili rüşvet aldığı iddiaları üzerine soruşturma başlattı. Soruşturma, "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarını kapsıyor.
Soruşturma kapsamında, şüphelilere ait Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ve iletişim kayıtları (HTS) toplandı. Yapılan incelemelerde, iskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet alındığına dair bulgulara ulaşıldığı açıklandı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, suçun unsurları ve organizasyon yapısını detaylı bir şekilde tespit etti.
Yürütülen operasyon sonucunda, toplam 20 kişi gözaltına alındı ve şüphelilerin ifade işlemleri tamamlandı. Gözaltına alınan kişiler, sağlık kontrollerinin ardından Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edildi. Savcılık, ifade veren 19 şüphelinin tutuklanmasını talep etti. Bu kişiler arasında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve diğer belediye başkan yardımcıları yer aldı. Bir şüpheli ise adli kontrol talebiyle serbest bırakıldı.
Büyüyen rüşvet ağının başlangıcının Ataşehir'de faaliyet gösteren bir hastanenin proje tadilatı ve başka bir hastanenin iskan işlemleri sırasında rüşvet alındığı iddialarıyla ortaya çıktığı belirtildi. Tanık ifadelerinde, belediye yönetimi içinde başkan, özel kalem, başkan yardımcıları ve alanındaki bazı isimlerin rüşvetin aktarıldığı yapının içinde olduğu yönünde beyanlar bulunduğu aktarıldı.
Yapılan incelemelerde, Ataşehir Belediyesi'nde Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in liderliğinde çıkar amaçlı bir yapı oluşturulduğu ve ruhsat ile iskan süreçleri üzerinden menfaat sağlandığı öne sürüldü. Rüşvetin müteahhitlerden proje müellifi E.Ç. aracılığıyla talep edildiği ve bu sürecin Başkan Yardımcısı Birkan Birol Yıldız tarafından yürütüldüğü belirtildi. Ayrıca, elde edilen rüşvetin bir kısmının belediye personeline görev ve yetkilerine göre paylaştırıldığı kaydedildi.
İlgili savcılık yazısında, şüphelilerin ifadelerinde çelişkiler olduğu ve somut delillerle desteklenen olaylara dair bilgi sahibi olmadıklarını beyan etmelerinin gerçeklerle bağdaşmadığı ifade edildi. Soruşturmanın henüz tamamlanmadığı, başka kimlikleri tespit edilemeyen şüphelilerin olabileceği ve dosyanın genişletilerek sürdürüldüğü vurgulandı. Şüphelilerin serbest kalması halinde diğer şüphelilere bilgi vererek yakalanmalarını önleyebilecekleri ve delil karartma ihtimali bulunduğu değerlendirildi.
Savcılık ayrıca, şüphelilerin suçun ağırlığı göz önüne alındığında kaçma ihtimallerinin bulunduğunu belirtti ve "Şüphelilerin soruşturmanın selameti açısından tutuklanmalarının elzem olduğu anlaşılmıştır." ifadesine yer verildi.



