Kavac ve Skaljari Çeteleri Arasındaki Kanlı Hesaplaşma
Organize suç örgütleri arasında sürmekte olan çatışmalar, Sırp mafyasının İstanbul'daki hesaplaşmalarını gözler önüne serdi. Kavac ve Skaljari çeteleri arasındaki düşmanlık, 2014 yılında İspanya'nın Valencia kentinde kaybolan 200 kilogramlık kokain sevkiyatı ile başlamış, bu iki grup arasında uyuşturucu trafiğinin tek hakimi olma mücadelesi sonucunda Avrupa'nın pek çok kentinde onlarca infaz gerçekleştirildi. 2022 yılında İstanbul Şişli'de yapılan infaz ise bu çatışmaların en dikkat çekici örneklerinden biri oldu.
Kavac örgütü lideri Radoje Zvicer, 2020 yılında Ukrayna'da uğradığı suikast girişiminden sorumlu tuttuğu Skaljari lideri Jovan Vukotic'i ortadan kaldırmak için Türkiye'de kapsamlı bir operasyon planladı. 8 Eylül 2022'deki infazın ardından, SABAH'ın ulaştığı soruşturma dosyası, Sırp Kavac çetesi ile Türkiye'deki yerel suç örgütleri arasındaki kirli iş birliğini ve bilinmeyen detayları ortaya çıkardı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görevli Örgütlü Suçlar Soruşturma Savcısı Hasan Ceyhun, 14 Mayıs'ta hazırlanan ek iddianamede Kavac çetesinin iki yöneticisinin öldürülmesi konusundaki planlama ve talimat verme aşamalarında yer alan Ayhan Arslan, Barış Boyun, Binali Deniz Camgöz, Faruk Erik, Radoje Zvicer ve Vladimir Bakoc'un cezalandırılması talep edildi. Bu isimlerden Barış Boyun ve Binali Camgöz, Türkiye'deki yerel mafya yapılanması Boyunlar çetesi ve Camgöz çetesinin liderleri olarak yüksek ceza beklentisi ile yargılandı.
Soruşturma dosyası, yerel bir çetenin uluslararası bir cinayeti neden üstlendiğini de ayrıntılarıyla ortaya koydu. İzmir merkezli çete lideri Binali Camgöz'ün, Karadağ'da tutuklu bulunurken Kavac örgütünün kilit isimleri ile aynı koğuşta kaldığı tespit edildi. 27 Ekim 2022'de koğuşta yapılan aramada ele geçirilen cep telefonları ve sim kartlar, infaz emirlerinin dijital kanallarla yönetildiğini kanıtladı.
Suikast timinin hedefi Vukotic'i aylarca süren dijital takip ile çembere aldığı belgelendi. Hedefin kullandığı aracın bagaj döşemesinin altına ve dış altına gizlenen üç farklı GPS cihazı ile adım adım izlendi. Suikastın en büyük etkeninin Vukotic'in en yakını olan şoförü Emre Karaağaç olduğu değerlendirildi. Karaağaç, Vukotic'in takiplere karşı hassas olması nedeniyle içeriden bilgi sağladı ve GPS yerleştirilmesine olanak tanıdı.
İnfazdan dakikalar önce son sözleri "Ölülerinizi nereye gömüyorsunuz?" olan Vukotic, eşiyle birlikte kaçış hazırlığı içindeydi. Suikast gerçekleştikten sonra, Vukotic'in yanına yaklaşarak cep telefonuyla video çeken kişi, cinayetin kanıtını sağlamak için kayıtlara almıştı. Cinayetten 10 gün sonra gelen gizli bir ihbar, soruşturmayı derinleştirerek Kavac örgütünün bağlantılarını ortaya çıkardı.
Ek iddianamede ayrıca Risto Mijanovic'in cinayetinde detaylar yer aldı. 11 Eylül 2020'de kaçırıldığı düşünülmekteydi, cinayet sonrası villanın sahibi Zeljko Bojanic, Mijanovic'e karşı "tasarlayarak öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, suikastı hazırlayan Yakup Doğan ve Emircan Sümer'e de müebbet hapis verdi. Suikast hazırlıklarına destek olan Furkan Yeşil, Elanur Tuna, Esat Candan ve Erdi Ertan ise "tasarlayarak öldürmeye yardım" suçundan 14 yıl 7 ay hapse mahkum edildi.
Sonuç olarak, Türkiye'nin organize suç dünyasının karmaşık ilişkileri ve infazları, sindirme politikalarının yanı sıra cürümler ve organize suç grupları arasında nasıl bir iş birliği olabileceğini gözler önüne serdi. Bu tür ciddi vakalar, uluslararası suç örgütleri arasındaki savaşın kanlı yüzünü bir kez daha yansıtmaktadır.



