"Suudi Anlaşmasında 1 Milyar Dolarlık Fatura!"

Nefes gazetesinden Deniz Zeyrek'in yazısından elde edilen bilgilere göre, Türkiye ve Suudi Arabistan arasında 3 Şubat 2026 tarihinde imzalanan "Suudi Arabistan ile Tarihi Enerji Anlaşması", dikkat çekici detaylarla doludur. Anlaşmanın temelinde, Türkiye'nin 2 bin megavatlık güneş enerjisi projesine yönelik elektrik alımı yatmaktadır. Proje kapsamında, bin megavatlık santral Sivas’ta, diğer bin megavatlık santral ise Karaman Taşeli’nde inşa edilecektir.

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar’ın açıkladığına göre, Taşeli’ndeki santraldan kilovatsaat başına 1.995 Euro sent, Sivas’taki santraldan ise kilovatsaat başına 2.3415 Euro sent fiyatla elektrik alınacaktır. Türkiye, bu fiyatlardan 25 yıl boyunca elektrik almayı taahhüt etmektedir. Bakan Bayraktar, bu fiyatların Türkiye’de daha önce görülmemiş en düşük elektrik fiyatı olduğu görüşündedir.

Ancak, bu anlaşmanın birkaç ay sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ye sunulan metninde bazı önemli farklılıklar ortaya çıkmıştır. 30 Nisan 2026’da TBMM’ye sunulan metinde, 25 yıllık fiyatların yanı sıra bir parantez açılarak, 5 yıllık ek satın alma yükümlülüğü de eklenmiştir. Bu nedenle, hem Taşeli’ndeki hem de Sivas’taki santraldan ilk beş yıl boyunca elektrik alım fiyatının 4.75 Euro sent/kilovatsaat olacağı belirtilmiştir. Bu durum, bakanın açıkladığı fiyatların neredeyse iki katı bir alım garantisinin eklenmesi anlamına gelmektedir.

Alparslan Bayraktar, Taşeli’nden 1.95 Euro sent/kilovatsaat fiyatla ve Sivas’tan 2.3415 Euro sent/kilovatsaat fiyatla elektrik alınacağını ifade etmişti; fakat TBMM’ye sunulan yeni metinde, bu fiyatların ilk beş yıl için iki katına çıktığı ortaya çıkmıştır. 3 Şubat tarihinde Türkiye’nin alım taahhüdünde bulunduğu elektrik miktarı, 1.9 milyar Euro iken, 30 Nisan’da bu miktar 2.73 milyar Euro’ya yükselmiştir. Yani, aradaki fark yaklaşık 1 milyar Euro olmuştur.

Bu süreçte Türkiye’nin Suudi Arabistan’a verdiği çeşitli imtiyazlar da dikkat çekmektedir. Anlaşma gereği, yatırımcıya "al ya da öde" garantisi verilmiş; bu durumda Türkiye, Sivas ve Karaman’daki santrallarda üretilen elektriği almak istese bile ödemesini yapmayı taahhüt etmektedir. Ayrıca, Türkiye’deki düzenlemelerin değişmesi durumunda, yatırımcının ekonomik dengesini korumak için gerekli mekanizmaların kurulacağı belirtilmiştir. Anlaşma, özel hukuk hükümlerine tabi olacak ve uyuşmazlıklar uluslararası tahkimle çözülecektir. Yatırımcıya ICSID koruması tanınmış ve çeşitli vergi avantajları sunulmuştur.

Yatırımları gerçekleştirilecek santralların üzerindeki kamu yükümlülükleri ise Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) tarafından üstlenilecektir. Türkiye’de yabancı personel çalıştırılmasına izin verilecek ve şirket kontrolünün büyük oranda Suudi yatırımcılarda kalması konusunda güvence verilmiştir.

Bu anlaşmanın Türkiye açısından neden 1 milyar dolarlık ek mali yük getirdiği, kamuoyunda büyük bir merak uyandırmıştır. Suudi Arabistan ile yapılan "tarihi enerji anlaşması", birçok imtiyazın verilmesi sonucunda 45 milyar liralık ek bir faturaya dönüşmüştür. Dolayısıyla, bu süreçte Türkiye’nin üstlendiği taahhütler ve ek mali yükümlülükler, halkın dikkatini çekmektedir.

Haberi Paylaşın!

Kavac ve Skaljari Çeteleri Arasındaki Kanlı Hesaplaşma

"Vize Krizi: Dijital Mafya ve Vatandaşın Dramı"