"Yeni Düzenleme: Fonlar Artık Daha Kısıtlı!"

Küresel endeks sağlayıcılar MSCI ve FTSE'nin Türk hisse senetlerine yönelik uyarıları, son zamanlarda piyasaların üzerinde "Demokles'in Kılıcı" gibi sallanıyordu. MSCI, geçtiğimiz aylarda halka açıklık oranını pratikte düşüren ancak hızla yükselen bazı hisseler nedeniyle endeks hesaplamada rasyonaliteden uzaklaştıklarını belirtti. Hatta MSCI, Kasım ayını işaret ederek, bu düzenin sürmesi halinde Türkiye'yi bir alt kategoriye düşürebileceği tehdidinde bulundu.

Bu durum, MSCI'nın böyle bir karar almasının Türkiye'ye yönelik yabancı girişi azaltacağı anlamına geliyor. Zira büyük yabancı fonlar, Türkiye'ye yatırım yaparken MSCI'nın bu kriterlerini dikkate alıyor. Dolayısıyla, daha önce yaşanan azalan yabancı girişi bu karar sonrası daha da derinleşebilir ve beklenen girişler de gerçekleşmeyebilir.

Buna karşılık, SPK piyasalar kapandıktan sonra bu riski ortadan kaldıracak kapsamlı bir düzenlemenin duyurusunu yaptı. Takasbank ile birlikte hazırlanan rehber, ciddi düzenlemeleri içeriyor. Bu düzenlemeler, serbest fonların hareket alanını kısıtlayacak pek çok yeni kural getiriyor.

Yeni düzenlemelere göre, bir serbest fonun portföy değerinin %50'sinden fazlasını oluşturan sermaye piyasası araçlarının toplam değeri, fon portföy değerinin %200'ünü aşamayacak. Ayrıca, bir serbest fon, yöneticinin kontrolünde bulunan gerçek ve tüzel kişilerin ihraç ettiği sermaye piyasası araçlarında değerlendirilen toplam tutar, yine fon portföy değerinin %200'ünü geçemeyecek.

Serbest fonların alım satım kısıtlamaları da oldukça dikkat çekici. Örneğin, fiili dolaşımda %25'in altında olan ihraçların paylarının fiili dolaşım oranının %80'inden fazlasına, %25-%50 arası olanların %60'ından fazlasına ve %50-%75 arası olanların %40’ına; fiili dolaşımı %75'in üzerinde olan ihraçların ise %20'sine yatırım yapamayacaklar. Bu da fonların hangi hisselere yatırım yapabileceği konusunda ciddi kısıtlamalara yol açıyor.

Düzenlemelerin amacı, serbest fonların "serbest" hareket etmesini sağlayacak kadar esnekliğe sahip olmasını engellemek. Fonlar, portföyleri artarken haftalık olarak kamuoyuyla paylaşmak zorunda kalacaklar. Ayrıca, belirlenen oranlara uymayan portföy hisselerinin 3 ay içinde düzeltilmesi gerekecek. Yatırımcıların kendi holdinglerine ve kendi fonlarına yatırımlarını da sınırlı bir şekilde yapabilecekleri belirtiliyor.

Tüm bu yeni düzenlemelerin, özellikle BIST 30 hisselerine odaklanacağı düşünülüyor; çünkü bu hisseler, borsa endeksinin belirleyici unsurlarını oluşturuyor. Fonlar, yeni kurallar doğrultusunda BIST 30 hisselerine yönelerek uyum sağlamaya çalışacaklar. Bunun yanı sıra, fon yöneticilerine getirilen sermaye şartları da sektördeki büyük oyunculara avantaj sağlayabilir. Yeni sermayeye uyum sağlayamayanlar, ya birleştirilerek ya da satılarak sektörden çıkmak zorunda kalacaklar.

Yapılan düzenlemelerin etkisi, haftanın ilk işlem gününden itibaren hisse bazlı sert fiyat hareketlerine neden olabilir. Özellikle yeni kriterlere uyum sağlamaya çalışan portföylerde yüksek oranda bulunan hisselerde, "panik satışları" görülebilir. Ancak, yatırımcıların bu dönemde panik yapmamaları gerektiği vurgulanıyor. BIST 100 Endeksi'nin 14.500 doları üzerinde kalması halinde, 15.000 puan seviyesinin hedeflenebileceği; bu seviyenin üstüne çıkılması durumunda ise yeni TL bazlı hedeflerin gündeme gelebileceği belirtiliyor. Diğer yandan, 14.000 puan seviyesi de önemli bir destek noktası olarak öne çıkıyor.

Tüm bu bilgiler ışığında, piyasalardaki dalgalanmaların ve yeni düzenlemelerin oluşturacağı etkilerin dikkatle izlenmesi gerektiği önem kazanıyor.

Haberi Paylaşın!

Rekabet Kurulu'ndan Firmalara Milyonluk Ceza!

"Yağmur Taş’tan Enerji Dolu Yeni Tekli: 'Sana İnat'"