"Kamu Varlıklarıyla Büyüyen CEY Holding İmparatorluğu"

Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının 2002 yılından beri kamu kaynaklarını özelleştirdiği süreç devam ediyor. Son olarak, 28 Ağustos gecesi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın Ankara ve İstanbul'daki bazı taşınmazların satışına ilişkin kararları Resmi Gazete'de yayımlandı. Bu özelleştirme sürecinde dikkat çeken firma, özellikle liman ve serbest bölge özelleştirmelerinin müdavimi haline gelmiş olan CEY Holding bünyesindeki Ceynak Lojistik ve Ticaret A.Ş. oldu.

CEY Holding’in özelleştirmeleri, grubun son 20 yıldaki büyüme hikâyesinin önemli başlıklarından birini oluşturuyor. Özellikle Samsun ve Tekirdağ limanları, Taşucu, serbest bölgeler ve Kemerburgaz’daki kamu taşınmazları gibi birçok alanı kapsayan bu zincir, resmi ihale kararları ve özelleştirme belgeleri üzerinden incelendiğinde, büyümenin yalnızca ihalelere katılmış olmakla sınırlı olmadığını gösteriyor. İhalelerde satılanlar, mevcut işletmelerin yanı sıra liman işletme hakları, sanayi arazileri, yapılar ve tesisler gibi geniş bir ekonomik ekosistemin parçaları haline geliyor.

2008 yılında Samsun Limanı ile başlayan CEY Holding’in özelleştirme zincirinin ilk halka, TCDD’ye ait Samsun Limanı’nın 36 yıllık işletme hakkının devredilmesiyle gerçekleşti. Ceynak Lojistik, bu ihale için 125 milyon 200 bin dolar teklif vererek en yüksek teklifi sundu. 2010 yılında bu devrin tamamlanması, CEY Grubu’nun takip edeceği büyüme modelinin başlangıcını oluşturuyordu: Liman + lojistik terminal + geri saha + serbest bölge bağlantısı. Artan yatırımlarla, Samsun Limanı’nın kapasitesi büyütüldü.

2017 yılında Ceynak Lojistik, Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nde Mersin Serbest Bölgesi’ndeki yüzde 21,26 oranındaki imtiyazlı hisseleri satın aldı. İhale bedeli ise 25 milyon 800 bin TL olarak belirlenmişti. Böylece CEY Holding, Türkiye’nin önemli serbest bölgelerinden birinin işletici şirketinde doğrudan bir pozisyon elde etti. Ardından, 2018 yılında Tekirdağ Limanı’nın 36 yıllık işletme hakkı için yapılan özelleştirme ihalesini 347 milyon 100 bin TL ile kazandı. CEY Grubu artık Türkiye’nin kuzey-güney ticaret aksında iki stratejik limanın işletmecisiydi.

2021’de Mersin Taşucu Limanı özelleştirildiğinde ise durum daha da kritik bir hal aldı. Ceynak Lojistik, bu ihale ile yalnızca liman işletme hakkını değil, aynı zamanda 714 bin metrekareyi aşan sanayi imarlı taşınmazın mülkiyetini de aldı. İhaledin bedeli 684 milyon TL olarak belirlendi. Taşucu Limanı’nın özelleştirilmesi, sadece bir liman işletmesi kazandırmakla kalmadı; aynı zamanda büyük bir sanayi arazisinin de elde edilmesini sağladı.

Taşucu limanının özelleştirilmesi sürecinde, önceki yıllarda aynı pakete 410 milyon TL teklif verilmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda, 684 milyon TL’lik bedelin arka planında döviz kurları, enflasyon ve arazi fiyatlarının ne kadar yükseldiği gibi ekonomik faktörler mevcuttu. Ancak kritik sorular hala yanıt bekliyordu: “Bu dev paketin satış günündeki gerçek ekonomik değeri neydi?” ve “Özelleştirme bedeli ile varlıkların gerçek piyasa değeri arasında nasıl bir ilişki vardı?”

2023 yılı itibarıyla, CEY Holding’in kamu kaynaklı genişleme zinciri devam etti. CEY Grubu, Denizli Serbest Bölgesi’nin işletici yapısını alarak limanlar ve lojistik terminaller dışında başka alanlara da yönelmeye başladı. 2026 yılına gelindiğinde ise Kemerburgaz’daki kamu taşınmazlarının satışı için yeni ihale süreçleri başlatıldı. 14 Mayıs 2026’da yapılan ihale ile CEY Holding, beş ayrı taşınmazı toplam 1 milyar 210 milyon TL’ye aldı.

Özelleştirme İdaresi’nin açıklamaları, CEY Holding’in kazandığı taşınmazların değerlemesini ve piyasa değerlerini belirlemek için bağımsız değerleme raporlarının yeterince şeffaf bir şekilde açıklanmadığını gösteriyor. Kemerburgaz bölgesindeki taşınmazların gerçekte nasıl bir değer taşıdığı konusunda kamuoyunda belirsizlik devam etmekte.

Sonuç olarak, CEY Holding’in özelleştirmeleri, kamu varlıklarının ne ölçüde özel sektöre devredildiği ve bu süreçte elde edilen ekonomik değerlerin toplum adına ne anlama geldiği konularında önemli soruları gündeme getiriyor. Özelleştirme süreçlerinin daha şeffaf bir şekilde yönetilmesi ve kamu yararı açısından değerlendirilmesi, gelecekte benzer süreçlerin yönetilmesinde kritik bir rol oynaması bekleniyor.

Haberi Paylaşın!

İstanbul'da IŞİD'li Teröriste Operasyon: 1 Yaralı

Üsküdar'da Siyasi ve Ekonomik Mücadele Derinleşiyor