"Bakırköy'den 'Tepeden Tırnağa' Yürüyüş Gösterisi!"
Belediye Başkanı'ndan Radikal Spor Hamlesi: 500 Metrelik Yürüyüş
Her yıl 16-22 Eylül tarihleri arasında kutlanan Avrupa Hareketlilik Haftası ve Dünya Arabasız Gün / Hareketlilik Günü vesilesiyle, Bakırköy Belediye Başkanı dikkat çekici bir karar aldı. Tüm belediye personeline, belediye binasındaki asansörlerin kullanımının yasaklandığı duyuruldu. Bu karar, çalışanların daha fazla hareket etmeleri, adımlarını saymaları ve kondisyon kazanmaları amacıyla alındı.
Ancak bu "vizyon" bununla sınırlı kalmadı. Başkan, Başkan Yardımcıları ve Spor Müdürü ile birlikte, belediyeden Atatürk Spor ve Yaşam Köyü'ne doğru yürüyüşe çıktı. Yaklaşık 500-600 metre mesafedeki tesise kadar tüm yönetim kadrosu bir arada yürüdü. Belediyeden çıkarak yarım kilometre uzaklıktaki bu tesise yürümek, birçok kişi tarafından büyük bir "hareketlilik" örneği olarak görüldü.
Sosyal medya hesaplarında paylaşılan bu görüntüler, birçok izleyicinin "İşte spor politikası, işte yerel yönetim vizyonu!" demesine neden oldu. Ancak bu olayın arka planına bakıldığında, daha büyük sorunların olduğu görülebiliyor. Son zamanlarda spor kulüplerine yapılan muameleler ve desteklerin medya üzerinden tartışıldığı bir dönemde, belediye yönetimi böyle bir etkinlikle dikkat çekmek istemiş olabilir.
500 metrelik bir yürüyüş salt bir PR çalışması olarak algılanıyor ve bunun yanında somut ve kalıcı bir spor desteği sunmamaktadır. Bu kadar basit bir etkinliğin "büyük bir spor hamlesi" olarak pazarlanması eleştiriliyor. Bakırköy, Türkiye'nin en köklü, en önemli ve imkanları en geniş ilçeleri arasında yer alırken, bu tür basit etkinliklerle sınırlı kalmamalıdır.
Spor anlamında "deha" fikirler arayan yönetim, spor kulüplerinin yaşadığı gerçek sorunlara kulak vermeli ve özellikle tesissizlikten muzdarip gençler için imkanlar yaratmalıdır. 500 metrelik bir yürüyüş yaparak fotoğraf çektirmek, sosyal medya paylaşımlarının süsü niteliğinde kalıyor; bu, gerçek bir spor projesi değildir.
Üstelik, Belediye Başkanı ve yönetim kadrosunun büyük bir kısmı başka yerlerden gelmiş ekiplerden oluşmakta. Bakırköy'deki projelerin çoğu sorgulanabilir nitelikte. Bu son icraatlar, sadece Bakırköy'ün değil, dünya genelinde ayakta alkışlanması gereken bir spor projesi olarak değerlendirilemez. Bu tür sembolik yürüyüşlerin yanı sıra, daha anlamlı ve sürdürülebilir spor politikalarına ihtiyaç duyulmaktadır.



