"Fatma Betül Sayan Kaya Soruşturmada İfade Veriyor"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında adli işlemlere devam ediliyor. Soruşturma çerçevesinde, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ayrılan Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, yarın saat 11:00'de 'şüpheli' sıfatıyla ifadelerinin alınması için Cumhuriyet Başsavcılığına çağrıldı.
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, 7 Ekim tarihinde adliyeye gelerek Özata Denizcilik hisseleriyle ilgili alım-satım işlemleri ve satış sonrası elde edilen kazançların fonlarda değerlendirilmesi konusundaki soruları yanıtladı. İlyas Kaya, ifadesinde Özata Denizcilik hissesinden Nisan 2026'da yaklaşık 150 bin lot aldığını ve hisselerin bir kısmını ağustos ayında, kalanını ise eylül ayında sattığını belirtti.
Satıştan elde ettiği paranın bir bölümünü kısa süreli olarak Halk Yatırım ve Tera Yatırım aracılığıyla fonlarda değerlendirdiğini ifade eden Kaya, işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu vurguladı. "Herhangi bir manipülatif eylemde bulunmadım. Yatırımlarımda herhangi bir kişinin yönlendirmesi olmadı" şeklinde beyanlarda bulundu. Ayrıca, soruşturmanın kamuoyuna yansımasının ardından elde ettiği kazançlarla ilgili de konuştu.
İlyas Kaya, "Soruşturmanın kamuoyuna yansımasının ardından vicdani rahatsızlık duydum. Yatırımlarımdan elde ettiğim kazançları TMSF tarafından bildirilen hesaba gönderdim" dedi. Bu beyanatlar, kamuoyunda önemli bir tartışma konusu haline geldi ve iddiaların soruşturma sürecine olan etkileri merak edilen bir nokta olarak öne çıkıyor.
Soruşturma, fonların nasıl kullanıldığı, yatırım işlemlerinin şeffaflığı ve yasalara uygunluğu konusunda ciddi endişelere yol açmakta. Fatma Betül Sayan Kaya’nın ve eşi İlyas Kaya’nın ifadeleri, bu tür soruşturmalarda ifade alınmasının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bu dava, ilgili kişilerin yasal süreçteki gelişmelerini de etkileyecek gibi duruyor. Fon soruşturması, yalnızca bireysel değil, aynı zamanda sektörel düzeyde de etkileri olabilecek bir süreç olarak dikkat çekiyor. Şüpheli sıfatı ile çağrılan isimlerin ifadeleri, davanın gidişatı açısından kilit bir rol oynayacak.
Böyle bir soruşturma sürecinin, adaletin nasıl işleyeceği ve nasıl sonuçlanacağı konusunda önemli bir örnek teşkil etmesi bekleniyor. Özellikle, kamuoyuna yansıyan iddialar, yatırımcıların güveninin nasıl etkileneceği ve gelecekte benzer durumların nasıl önlenebileceği konularında önemli tartışmaları da beraberinde getirecektir.



