"İBB İhaleleri: Savcılığa Şok İtiraflar!"

Ýmamoðlu Çýkar Amaçlý Suç Örgütü Davasý: Selman Narman Tanýk Olarak Dinlendi

Ýmamoðlu Çýkar Amaçlý Suç Örgütü davasýnýn 3. celsesinin 3. günü, 46'sý tutuklu toplamda 414 sanýk ile birlikte hâkim karþýsýnda gerçekleştirildi. Bu oturumda müþtekiler ve tanýklar dinlendi. Dava dosyasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraklerinden Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.'nin aldýðý bazı ihalelerde toplamda 633 milyon 733 bin 310 lira kamu zararý tespit edildiği belirtilmekte.

Oturumda kürsüye çıkan eski Kültür A.Ş. avukatı Selman Narman, 'tanık' sıfatıyla ifadelerini aktardı. Narman, savcılıktaki önceki ifadelerinde, Kültür A.Ş.'de çalıştığı dönemde usulsüz ihaleler ve sözleşmeler yapıldığını öne sürmüştü. Özellikle Murat Ongun'un, ihalelerin ve sistemin arkasındaki merkezi figür olduğunu dile getirdi.

Narman, Kültür A.Ş.'nin gerçekleştirdiği ihalelerin kazananı ve bedellerinin önceden belirlendiğini ifade etti. Ayrıca, İBB ve Medya A.Ş.'den alınan işlerin alt firmalara formalite icabı dağıtıldığını da aktardı. Bu bağlamda, ihalelerin belirlenmesinde tepe noktada yer alan isimlerin Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun olduğunu belirtti.

Tanık avukat Narman, dönemin Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkyın'ın kendilerini toplantıya çağırdığını vurguladı. Toplantı sırasında ilk olarak telefonlarının alındığını ve çekmecelere kilitlendiğini ifade eden Narman, Taşkyın'ın "Saraçhane'den geliyorum, nihayet karar verildi” diyerek ihalelerin hangi firmalara hangi bedellerle verileceği konusunda direktifler verdiğini aktardı. Bu açıklamalar, sürecin ne denli sistematik bir şekilde yürütüldüğünü gözler önüne serdi.

Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.'de gerçekleştirilen ihalelerdeki usulsüzlük iddiaları, davanın seyrini etkileyen önemli unsurlar arasında yer almakta. Devam eden duruşmalarda bu tür ifadelerin, ihalelerin arka planını ve organizasyon yapısını daha iyi kavramak adına kritik öneme sahip olduğu değerlendirilmekte. Selman Narman’ın ifadeleri, kamu zararını artıran usulsüzlüklerin nasıl sistematik hale getirildiğine dair önemli ipuçları sunmakta.

Sonuç olarak, süre gelen duruşmalarda tanık ifadeleri ve belgelerin ışığında, davada ilerleyen günlerde daha fazla detay ortaya çıkması bekleniyor. Dava süreci, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını ve olası kötü yönetim uygulamalarını sorgulatan bir niteliğe bürünüyor. Dönemin yöneticileri hakkında yapılan iddialar, sürecin daha da derinleşmesine ve dikkatle takip edilmesine neden olmakta.

Haberi Paylaşın!

"Türkiye Sigorta'da 21 Milyar TL Kayıp İddiası!"

Cenaze Töreninde Gergin Anlar: Çetinsaya ve İmam