"Vize Krizi: Dijital Mafya ve Vatandaşın Dramı"

Gazeteci Murat Muratoğlu'nun haberine göre, şu anki durum iki ihtimal içeriyor: Ya yöneticilerimiz iş vermeyecek kadar kötü, ya da yaptıklarını bilerek yapıyorlar. İkinci seçenek daha gerçekçi görünüyor. Yıllar önce "vize alırken bir terslik olur mu acaba?" diye endişelenirken, şimdi "vize randevusu alabilir miyim?" kaygısına düştük. Bu durum, yurtdışına çıkış için artık bir seyahat planı değil, tamamen bir macera haline geldi.

Avrupa'ya gitmek gün geçtikçe zorlaşıyor. İnsanların ihtiyaç duyduğu vize almak artık para ile aşılacak bir engel olmaktan çıkmış durumda. Geniş çaplı bir dijital mafya ve küresel bir tekel vatandaşı hedef alıyor. Devletin bu duruma göz yumması, durumu daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor.

2024 yılında Çin’den sonra en çok vizeye başvuran ülke olduğumuz belirtiliyor. Son 10 yıl içinde reddedilen 1.5 milyon başvuru, vatandaştan çıkan 34 milyar liradan fazla vizenin konsolosluklara "hibe" edilmesi demek. Bu para, yalnızca başvuru aşamasındaki kayıplardan oluşuyor ve buraya gelene kadar insanlar daha fazla kayıp yaşıyor.

Normal bir kişinin bilgisayar başında hızlı bir şekilde form doldurarak randevu alması imkansız. Çünkü Dubai merkezli yazılımlar, günde 28.800 kez sistemi sorgularken, normal bir kişinin adı-soyadı yazması çok daha uzun sürüyor. Botların, randevuları süpürüp karaborsaya düşürdüğü bu sistemde, randevu almak zor bir hale geliyor.

Arka planda organize bir çetenin, insanların seyahat haklarını rehin alması durumu söz konusu. Sosyal medya üzerinden "Garantili randevu alınır" diye ilan veren birçok kaçak şirket var. Bu hizmetlerin bedeli ise 500 Euro'dan başlıyor.

Vize başvurularını yürüten VFS Global, dünyada birçok ülkede hizmet veriyor. Ancak bu büyük uluslararası şirket, birkaç yazılımcının geliştirdiği botlarla baş edemiyor. Teknolojik altyapı, saniyede binlerce sorgu yapan botlara karşı etkisiz kalırken, "VIP Randevu" dediğimiz yüksek fiyatlı seçeneklerin aksine düzgün bir randevu sisteminin çalıştırılamıyor olması dikkat çekici.

VATANDAŞLAR DERS ÇIKARMALI

Sistem, normal randevuları botlara kaptırırken, vatandaşları bu durumdan bıktırıyor. Bu bıktırma durumu, insanları "VIP" seçeneğine yönlendirmeye zorluyor. Bu, bir ihmal değil; aksine, bir iş modeli haline gelmiş durumda. Vatandaşın çaresizliği üzerinden dolandırıcılık faaliyetleri bu şekilde sürdürülüyor.

Randevu bulamayan vatandaş, kim olduğu belirsiz gruplara kişisel bilgilerini teslim etmek durumunda kalıyor. Pasaport fotokopisi, maaş bordrosu, ikametgah ve biyometrik verilerinin, Dubai veya Rusya merkezli sunuculara teslim edilmesi güvenliği tehdit eden bir mesele haline geliyor. Bu durum, yalnızca bir vize meselesi değil, aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi olarak karşımıza çıkıyor.

Özetle, bu karmaşık vize süreci, vatandaşlar için giderek daha büyük bir çıkmaza dönüşmüş durumda. Yöneticilerin bu soruna duyarsız kaldığı ve halkın zor duruma düştüğü dikkate alındığında, sistemin işleyişine yönelik eleştiriler gün geçtikçe artıyor. Gerekli adımları atmadıkları takdirde, durum daha da kötü bir hale gelebilir.

Haberi Paylaşın!

"Suudi Anlaşmasında 1 Milyar Dolarlık Fatura!"

"Vize Krizi: Dijital Mafyanın Oyunu!"